aktivitelerim-gelişimim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aktivitelerim-gelişimim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2013 Salı

Sporcumen :)



Çok sıkıldı okuldan da erken ayrılmak zorunda kalınca..Evde benimle sıcaklar da birbirimize girdik zaman zaman :) O da ben de çekilmez zamanlardaydık çünkü. Ne yapsak ne yapsak diye düşünürken yaz okul başlayacağını duydum ama daha 1 ay vardı. Kayıt yaptırdım ben yine de. Götürüp getirme sıkıntısı benim için zor olacak ama yapacak birşey yoktu. Tenis ve cimnastiğe yazıldı, geçen cumartesi açılış yapıldı ve o artık bir sporcumen :P

Haftada 2şer günden 4 gün gidip geleceğiz. Gidebildiği yere kadar devam etsin bakalım ve ben de götürebildiğim yere kadar tabii :) Sıcaklar ve son zamanlar ne kadar tipim belli etmese de beni de zorluyor çünkü.. Dün ilk defa tetanoz aşımı vurdurdum geç kalındı ama neyse yaptırdım 2.dozda yapılacak. Sonrasında birşey kalmıyor zaten inşallah....

Dün Batı'yı anasınıfına da kayıt yaptırdık ayrıca, hayırlı olsun inşallah. Evimize yakın yere yaptırdık, seneye biraz uzak bir okula gidecek bakalım kısmet ;)
Büyüdüler yaa büyüdüler ama bir de bize sormak lâzım değil mi nasıl zor büyüyorlar :) Sağlıklı olsunlarda gerisi gerçekten boş...

19 Aralık 2012 Çarşamba

ondan mutlusu yok

Ne zamandır istiyor yaklaşık 3 yaşından beri sanırım.. ama bir türlü fırsat bulup, denk getirip alamamıştık.. Hala bebeklik büyüyebilen yatağında yatıyordu düne kadar.. neyse ki babamız  sürpriz yapmış ve almış yatak arabasını.. hep siyah istedi zaten, hiç vazgeçmedi. Ben kırmızılar da güzel aslında desem de :p
Kurmaya gelen abilere '' abiler siz çok iyisiniz'' dedi durdu. bir rahat vermedi ki adamlar düzgün işini yapsın :)
Sonunda rahata erdi, yatağına kavuştu.. bunu not düşmeliydim buraya :)) mışıl mışıl yatağında uyudu.. hem de öyle güzel, anlamlı bir günde geldi ki bu yatak. çifte kavrulmuş mutluluk yaşadık resmen ;)

2 Aralık 2012 Pazar

Yazmalı sanki :)

Oy oyy oyy. bizim bir blogumuz vardı,ne çok yazar anlatırdı annesi. Ne oldu da böyle olduk bilmiyorum ama vicdan yapıyorum ara sıra, yazamadığım, geride kalan o kadar çok şey var ki. Batı büyüdü diye mi acaba? ama ben sadece ilklerini yazmazdım ki. 


Batı büyüdü, büyüyor, hayat devam ediyor çok şükür. Seneye okul öncesin de olacak artık :) bayağı büyümüş di mi? :) Okul- ev arası gidip geçiyor hayat. Arada parazit yapan hastalıklar oluyor pek tabii ama buna da çok şükür.

Takip etmek istediğim arkadaşlarımı okuyamıyorum, yazamadığım gibi. Çünkü teknoloji gelişti ya, artık cepten internet dönemindeyiz malum :p
Şimdi bir internet şansım oldu, onu kullanıyorum..

Batı büyüyor dedim; artık sayılar yazıyor mesela. Öyle bir talebimiz olmadı ama okul da başlamıslar yazmaya. Ödevlerimiz bile var artık :) Neyse ki ' yok elim ağrıdı, yok kolum'' demiyor. Sadece tersine yazıyor bazen :) 2 ya da 1 yazacak ise en alttan başlıyor yazmaya :)

Kendi giyiniyor artık, kirlilerini, kirli sepetine atıyor filan. bunu aşılıyorum evet. Arkamdan laf yemek istemiyorum el kızından :)

Böyle yuvarlanıp gidiyoruz işte..bizi okuyan kaldı ise selam olsun ve tebrik ederim azminizden dolayı :) haydi kalın sağlıcakla.......

24 Nisan 2012 Salı

İlk 23 Nisan kutlamamız :)




Özenle hazırlanıldı hem gösteri hem de kıyafet seçimleri..Bekleme süreci çok heyecanlı oldu çünkü ben nasıl bir kıyafet olacağını bilmiyordum. Yani pantolon-gömlek olacağını biliyordum elbet ama yine de merak ediyor insan işte..
Cuma günü ayakkabılarını aldık, kıyafetleri de geldi Cuma günü. Pek içime sinmedi yani tamam gösteride giyebilir ama onun dışında kullanacağımı sanmıyorum J
Okuldan şiir ezberlemeleri için kağıt yollamışlardı eve. Batı 1 gün sonra ezberlemiş hale gelmişti zaten ama hiç müzik eşliğinde dans edip oynayacaklarını söylememişti bize, sürpriz olsun istedi sanırım J

23 Nisan günü heyecanla uyandık. Biraz da rahatsız olarak kalktı Batı, korktuğum başıma gelmişti ishal ve öksürük başladı hâlâ daha devam etmekte.
Öğle uykusuna normalde uzun zamandır oyalanarak yani kitap okuyarak bir yarım saat geçirerek uyuyan velet, uyandığında okula gideceğiz, gösteriniz var bugün 23 Nisan hemen uyu ve dinlen oğlum dememle anında uykuya daldı. J
O uyurken ben abartısız heyecandan içim içime sığmıyordu. Nasıl geçecek-neler yapacak acaba diye pır pır etti yüreğim. Uyandı-hazırlandık, babamızın işi vardı gelemedi :/
Okula gittik, kalabalık, sıcaktı da oldukça, sahne yapılmıştı bahçeye, çocukları sınıflarına aldılar ve diğer öğrencilerin de gelmesiyle başladı gösteri. İlk bizimkilerdi sahneye çıkacaklar, Batı beni aradı gözleriyle ve en ön tarafa gittim bende. Beni gördü, el salladı, eşinin elini hiç bırakmadı J


Ve birden müzik başladı Rober Hatemo senden çok var adlı şarkısı!! Şaşırdım, hiç bahsetmemişti evde dedim ya J Elimde cep telefonum kayıt ediyorum, bir taraftan da ağlıyorum evet evet ağladım elim telefonda diğer elim göz yaşlarımı siliyor filan J
Neyse şarkı bitti herkes alkışladı Batı ‘’anne sende alkışla’’ diye uyarı verdi bana. Telefonun ‘’no’’tuşuna basmamla, başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Hayatımda yapmadığım hatayı orada yapmıştım. Telefonun videolar kısmına girip baktığımda, çektiğimi zannettiğim video yoktu..Bu sefer göz yaşlarım başka bir şey için akmaya başladı, nasıl böyle bir hata yaptım ben hâlâ aklım almıyor. Çektiğimi zannettiğim videoyu ya çekmedim ya da çektim ama kayıt etmeden çıktım L Çok üzgünüm, özür dilerim oğlum….


Hemen sınıf olarak şiir okumaları başladı, onu kayıt ettim neyse ki ama diğeri daha bir güzeldi , neyse sağlık olsun diyorum ama içime sorun bir de J Öğretmene tekrar etseler dans diye bile söyledim düşünün yani ama olmadı maalesef tabii.Neyse ki cd yapıp, ailelere dağıtılacakmış ama toplu bir çekim oldu tabii. Oysa ben sadece Batı ve yanında ki arkadaşını özel çekebilmiştim yani çekememişim..
Velhasılkelam çok güzeldi, Batı zaten son derece uyumlu bir çocuk, hiç sorun çıkartmaz, dışa fazla dönük, sosyal ilişkileri kuvvetli o yüzden zaten hani sorunsuz bir gösteri olacağını anlamıştım ve yanıltmadı beni oğlum, sağ olsun..
İşte bu heyecan dolu 23 Nisan çocuk bayramımız çocuğumun mutlu olmasıyla sonuçlandı. Neyse ki farkında değil şu an. Nice gösterileri mezuniyet törenleri olur inşallah da ben yanımda 10 kamera birden yedek götürürüm, önemli olan onların mutluluğu değil mi? .)

9 Nisan 2012 Pazartesi

Yazalım artık değil mi?

Ne çok uzun zaman oldu yine böyle.. Ahh eski ben değilim, yazamıyorum :) Oysa ki yazacak öyle çok şey birikti ki.
Ordu'ya gittik, ilk kez ve 3 kez kar gördük en sonunda. Batı karlarda yattı-yuvarlandı-doydu resmen :) Öyle mutlu oldu ki.Bende mutlu oldum tabii, sonunda kardanadam'ı sadece kitaplar da görmediği için :)



Anneanne'de yaklaşık 1 ay kaldık, sonra İstanbul'a geçtik 10 gün kadar kaldık ve şimdi evdeyiz. Batı tekrar okula başladı, dondurmuştuk okulunu. Şimdi 23 Nisan hazırlıkları var tam gaz :)
Orman haftası dolayısıyla okula ''çiçek fidesiı götürüp yerine çam fidanı'' verdiler. Nasıl sevindi, bak anne şöyle toprağı kazıcaksın, sonra çiçeği koyacaksın ve sonra kapatacaksın'' diye anlattı durdu, Çam fidanını ekecekler şimdi babasıyla. Bir dikili çam'ı olacak yani kuzumun.



Onun dışında, büyüdü, büyüyor 4 yaşını dolduracak az kaldı. :)
Birde kardeş istiyor şu ara :) Ama yemezzzler.. Olsa iyi olabilirdi onun için belki ama yok daha ileri ki bir zamana yaydık şu an için :)
Evliliğimizin 5. yılını doldurduk bu arada birde :) Gelişme çok yani bizde ama diyorum ya.
Daha nice yıllarımız olsun inşallah, zaman akıp geçiyor hızla.



Havaların ısınmasıyla beraber bizde çoşuyoruz tabii. Kışı sevmediğimi söylemiştim kış çocuğu olmama rağmen. Yaz güzel ya, eskiden daha bir güzeldi elbet ama olsun sağlık olsun..
Batı'nın kelime haznesini yazmama gerek yok sanırım artık bildiğiniz şakıyor pek tabii. :)
Çok eğleniyoruz, öyle sözler söylüyor ki bazen, Allah allah nereden duydu bile diyorum mesela.

Blog'ta okuyamadım uzun zamandır, umarım herkes iyidir. Bir rehavet çöktü ki bana, elim gitmiyor yazmaya.. Umarım bir gün tekrar yazmayı becerebilirim :)

21 Ocak 2012 Cumartesi

Hastalık+karne=Tatil

Kış aylarını zaten oldum olası sevmem ama bu sene kıştan iyice nefret ettim hakkaten.
Batı'yı kreş'e yolladığımdan beri 5gün iyi ise 5 gün hasta maalesef ve tam yarı yıl tatili geliyor, okul bitiyor derkeeeen hop tekrar ateşlendi.39,3!! Düşmedi bir türlü inatçı ateş,Dr.a götürdüm, baktı boğaz ve ciğerlerde sorun yok. Ee o zaman çok sık hasta oluyor, acaba kanında mikrop filan mı var, bir test yapsak dedim ve yaptırdık. 
O kol akşama kadar kıpırdamadan kaldı pek tabii :) Anne bak hastalandığım iyileşti deyip durdu, kolundan iğne ile kan aldıklarında :)

Kan değeri düşük çıktı,normal değerden. Mikrop vs. çıkmadı çok şükür. Antibiyotik, kan şurubu ve ateş düşürücüleri var fakat antibiyotik bu sabah itibari ile de ishal yaptı..:/
Onun için ise başka toz bir ilaç ve evdeki yöntemleri kullanacağım. Düzelsin istiyorum çünkü aksi gibi yarın yola çıkıyoruz. Yolda 3-5 saat değil, 21 saat.:/ Yolda ishal olduğunu düşünemiyorum bile. Allah korusun, ne yaparız.Yarına kadar iyi olsun inşallah. Anneanne'ye attık mı kendimizi sonrası mühim değil, yol beni korkutan.



Tam oğlum karne alacak ilk kez diye sevinirken, çocuğun yaşadıkları canımı sıktı. 5 dk. okula gitti, karnesini almaya :) Geldi, ne mutluluk verici, ne güzel :) 
Karne değil tabii, gelişim tablosu şeklinde yorumlar var okulda gözlemlenilen, gayet güzel ama en altta yazan ise Batıkan büyüyünce polis olmak istiyor :)
Nereden aklına geldi hiçbir fikrim yok. Polis olmak istiyormuş kuzum..
Sağlıklı, sıhhatli, aklı başında bir delikanlı olsun, sonrada Allah gönlüne göre bütün güzellikleri versin inşallah..

Dua edin bize iyi olalım, yolculuğumuz güzel ve sorunsuz geçsin.
Artık bir sonraki post anneanne'den olacak...

Kalın sağlıcakla,

10 Ocak 2012 Salı

Sesim geliyor muuu????

Bu sene çok blog yazacağıma söz vermiştim değil mi? :))
Evet yeni yıl geleli 10 gün oldu, bu iyi bir gelişme, 10 gün sonra yazıyorum işte..
Ama çok hastaydım, yılbaşı gecesi fena çarpılmışım sanırım :P ki, daha dün toparlayabildim sayılır...
Çok şükür ki Batı hastalanmadan atllattık bu günleri.
Batı 3,5 yaşında oldu a dostlar. Büyüdü, nasıl hızla büyüdü yetişemiyorum sanki. 



Bebek hallerine bakıyoruz beraber, ''bijim de bebeğimij oşun anne, men batalım ona, taldeşim oşun benim de'' diye isyanlar da şu ara... Amaaaaaaaaa, yemezler :))
Onun bir anlık isteğine yenilmeyeceğim :P 
Olsa fena olmazdı elbet ama hakkaten zor olurdu benim için sanırım ama şu bir gerçek ki, büyüdükleri insana zor geliyor yeni bir bebek, yaşlanıyor muyum ne?
Hazır Batı herşeye alışmış, kendi yiyor-içiyor, kendi işini kendisi hallediyor. Hem tek çocukla gezmek vs.de kolay..Ay ben nereden geldim ki şimdi bu konuya. Hiç aklım da yoktu halbuki, bambaşka şeylerden bahsetmekti amacım gerçekten yahu:)) Neyse kısmet diyelim madem bizde...


Okul'lar tatil oluyor kısa bir zaman kaldı.. Sonrasında gidip-gitmeyeceğini kreş'e şuan için kestiremiyorum, hem havalar soğumaya başlıyor. Çünkü sabah sıcak yataktan kalkıp, soğukta çıkıp yol yürümesi beni biraz düşündürüyor aslında.Bir taraftan da gitsin itiyorum gerçi, en azından oyalanıyor, arkadaşları var, birşeyler yapıp eğleniyorlar..Yani karışığım bu konuda şu ara...

Birde tatil için biletimizi aldık, anneanne-dede'ye gidiyoruz. Karda kışta ne yapacaksak bilemiyorum ama Batı kar görmemiş ve çok görmek isteyen bir velet olduğu için, eğlenceli olabilir onun için kar yağışı. Bakalım...

İyi bir başlangıç oldu mu bilemiyorum ama yazdım en azından yahu :))))))))))

28 Aralık 2011 Çarşamba

Hoş gel 2012



Bu yıl seninle çok fazla haşır neşir olamadık be blog!
Ayran içtik ayrı mı düştük, nazara mı geldik ne oldu anlayamadım ama, elim gitmedi çokça yazmaya.
Yada hiçbirşey değişmedi belki de, sadece oğlum büyüdü, büyüdü, büyüdü ben bir yaş daha yaşlandım..
Oğlum okullu oldu, yeni arkadaşlıklar edindi, çoğu zaman azgınlıkları arttı ki hala devam etmekte.

Ona baktıkça her an şükretmemem imkansız.. Gece mesela tuvalete kaldırıyorum ya hani, öyle saf öyle temiz öyle beni kendine bağlayan bir an yok sanki :) Tuvalet kısmı biraz garip oldu farkındayım ama :P
Hani uykulu, kendinden geçmiş, bütün var gücünü bana emanet etmiş bir an o an :)
O çişini yapıyor, ben onu seviyorum, öpüp kokluyorum :)


Yani demem o ki, yeni yılla beraber umarım aramız düzelsin seninle, daha çok oğlum'dan bizden bahseder olabileyim eskisi gibi çünkü özledim seni ve arkadaşlarımı...

2011'e girerken ki umutlarım hala devam etmekte tam gaz. Dilerim 2011'de olmayan bütün umutlarımız gerçekleşsin, evlatlarımız ve ailemiz sağlıklı sıhhatli musmutlu olsunlar...
Daha güzel günler görelim, geçirelim. Hastalıktan, sıkıntıdan uzak bir yıl olsun hepimiz için. Umutlarımız artsın an be an. Arttıkça hepsi güzelliği beraberinde getirsin inşallah...

Hala bizi okuyan, duyan birileri var ise hepinize selam olsun... Oğlum ve ben sizleri öperiz...
Kalın sağlıcakla...

HOŞ GEL 2012!!!! :))))))

2 Kasım 2011 Çarşamba

Bu yaştan sonra


Uykusuz geceler geçiriyoruz son 1 aydır biz.
Ne zormuş uykusuz çocuk :)
Hiç yaşamadığımız birşeydi bizim, bebekken, gazlı zamanlar da dahi olmamıştı.Şimdi ne olduda böyle uyumayan bir velete dönüştü anlamıyorum ve çok yıpratıcı oldu bu dönem.

Sadece anne-baba diye çağırıyor ağlayarak.Gidiyoruz 'meni jıplayam paykına bide koyşan paykına' götrün diyor..Resmen bu cümleyi ezberledi, nerde olursa olsun sürekli dilinde! Tamam oğlum gideriz diyoruz, yok yine de tatmin olmuyor..Yok çişim var, hadi yapıyor.Yok su içicem, içiyor ay bir daha su içtim çişim geldi.Bu böyle abartısız en az 1 saat en fazla 3 saat sürüyor abartısız hemde :/

Kreşten kaynaklı birşey desem,  gitmek istemiyorum tarzı birşeyde demiyor, gayet mutlu geliyor.Anlayamadık gitti bir türlü..Tam anneanne ve dede varken başladı bu durum ve onları da uykusuz bıraktı velet,onlarda şaşırdı ne oldu hiç yapmazdı bu çcouk böyle diye :/

Batı'yı uyuttuğum zaman rahat ettiğim zamandı, sütünü içerir, kitabını okurdum.İyi uykular der, çıkardım ve sabaha kadar taki ben çişe kaldırana kadar uyurdu ve uykusunda çiş yapıp, tekrar yatırıp uykuya dalardı.Şimdi nerdeeee!!
Uyuduktan sonra çıt çıkmyor evde ve allahım ne olur bu gece uyusun diye dualr eder vaziyyetteyim. Neden bu yaştan sonra böyle bir huy edindi ki! 
Başka bir huy daha edindi, uzun süredir puset kullanmayan çocuk, ne kadar mesafe olursa olsun yürüyen çocuk gitti, 2 adım atmadan kucakla beni diye kendini yerlere atan çocuk geldi :/ Off yani...

Allah başka dert vermesin tabiide, zormuş hakkaten çok zormuş..
Tez vakitte eski haline dönmesini umut ediyorum, bunu canı gönülden diliyorum :)

Kreşte ki hallerine gelince, birsürü tekerlemeler öğrendi, arada tam net hatırlamadan söylüyor filan çok güzel oluyor :)
Dün için gösteri yapacaklardı 29Ekim dolayısıyla ama malum kaldırıldı bütün gösteriler, yapılamadı.
O kadarda hazırlanmştı yavrum 10.yıl marşını ezberlemişti, kısmet..

Benden durumlara gelince, tarhana, salça vb. devam ediyorum şimdi kış sebze ve meyvelerine, kestane, kuru incir'e geçtim.Tazecik bu senenin mahsulu çok güzeller, buradan inceleyebilirsiniz Batı'nın Organik Bahçesi 

Kalın sağlıcakla :)

18 Ekim 2011 Salı

Tık Tık vede Tık

Yahu ne çok zaman olmuş ben yazmaya sana blog!
Hiç kendini de hatırlatmıyorsun bana şu ara :/ Ne oldu ki böyle, ayran içtik ayrı mı düştük yoksa..


Batı hastaydı uzunca bir süre, faranjiti laranjite dönüştü, birsürü ilaç içtik, hastane hastane gezdik filan..
Sonra anneanne-dede geldi, şımardık iyice, uyku uyumaz olduk..
Öylke ki,ne gece ne gündz uykusu bir anda yok oldu..Sadece anne- baba diye ağlayan bir çocuk..
Öyle üzdü ki bizi :/ Hasta desek değildi anlayamadık..
Uzun süredir pusetsiz yol yürüyen çocukta değişti tabii, 2 adım yolda yürümez oldu sürekli kucak ister ve kendini yerlere atar, insanı perişan eder filan :/ Çok değişti çoookkk...

Kreşte sorun yok yani şöyle ki yok...Gitmek istiyor, hafta sonu tatillerde bile! Ama nedense babası bırakırken sabahları ağlıyormuş..Buda yeni eklendi, sonrasında yine sorun yok :)
Dün oyun oynamışlar bizim velet en iyi oynayan çocuk seçilmiş :) ödül almış filan :P
29Ekimde 10.yıl marşı'nı söyleyeceklermiş, evde çalışması lazım üzerinde ama nerdeeee :)
Eskiden bir sürü şiir şarkı ezberleyen bebe gitti, şimdi ezberlememek için direten çocuk geldi :)
Zorlamıyorum bende, nasıl isterse :)



Bizde durumlar böyle işte, he birde havalar buz kesti ki sorma :/ Kışı sevmiyorum ben ne yapayımm..
Salçaları, tarhanaları, erişteleri bitirdim bu arada :)
Dileyen olur ise lütfen benimle iletişime geçsin, mis gibi ev yapımı salçalar, erişeteler için...
Arayı açmamayı umuyorum, özledik hepinizi :)

Burayada bekleriz               Batı'nın Organik Bahçesi

23 Ağustos 2011 Salı

Ranzalı yatak



Bu aralar demiştim sanırım okula gitme isteği var, arada vuruyor böyle bir.
Bende düşünüyorum en azından bir yarım gün ama sadece düşünüyorum :/
Okulla ilgili söz edilen dialoglar;
B: Men otula ditcem anne, otulda yatak var mı?
M: Var oğlum.
B: tamam o jaman, men üst tatta yatıcam.
M: Ranzalı yatakta yani :P
B: ama men naşıl çıkıcam oraya anne? he tamam medivenle çıtıcam, ama men ordan ya düşersem anne?
M: !
B: Yok men alt tatta yatıcam o jaman hıh! :)))

***********
Okuya dideken, çantama munlayıda koyucam anne ( pohaça yerken)

**********

B: Anne şende okuya delcekmişin,
M: Yok oğlum anneler- babalar gelmez okula,!
B: Şende mi işe ditcetşin peki, babam pala kajandı mı anne? (babasının para kazanınca bir daha işe gitmeyeceğini düşünüyor :/ )
M: biz seni okuldan almaya geliriz, olur mu?
B: Omaj,hıh, (kollar birbirne ağlanır, kaş çatılır) o jaman otula ditmicem men anne, hem bat men büyüdüm (sandalyeye çıkılıp, ayakta durulur) artık mende işe didebilirim babam dibi anne! :/

Bu diaolaglar böyle akııııııppppp gider, sizinde tahmin edebileceğiniz gibi :)
Araalı yatak sevdamız halen devam ediyor, zaten bu ara tv. reklamda ne görse, çocuk kanallarında,

anne toşş toşş, bat men mundan istiyolum anne, mundan alalım mı, ne deşin anne?
şeklinde devam ediyoruz  :))))



Buraya da bekleriz         Batı'nın Organik Bahçesi

13 Ağustos 2011 Cumartesi

Arı bız bız bızz





Yolda giderken, 'ağaçtan yaprak koparıcam anne' dedi.
Bir sakınca görmedim, saniye geçmedi bir çığlık attı :/
Ne oldu oğlum dememe kalmadı, birşeyin anında kaçarak uçtuğunu gördüm..
Koluna bir baktım, anında kan birikti sanki, anladım arı olmalıydı bu!

Telaşlandım, nasıl ağlıyor boncuk boncuk yaşlar akıyor gözünden, 3 yaşına geldi bu kadar ağladığını inanın hiç görmedim, bilmiyorum :/

Allah'ım ne yapayım derken,etrafı beyaz olmaya başladı, belliki şişecek..
Hemen oradan 3-5 adam buldum, sağolsunlar biri buz getirdi, biri çamur, biri de şeker!
Şeker zehirini alırmış, oğlum hala ağlıyor tabii o sırada ::(

Neyse ki bir süre sonra geçti sanırım, ağlaması durdu, kızarıklıkta geçti çok şükür :(
Ama o anki korkum, hissiyatım, aklım, zihnim herşeyim bana yettide arttı bile..
Allah'ım daha beterinden korusun hepsini inşallah....(amin)

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Suni Havuz


Balkon yıkarken yanıma geldi, suyla oymak istiyor belli :)
Birden kafamda bir ışık yandı..Bizim bir havuzumuz olmalıydı, malum yerden kalma :(
Acaba nerede diye düşünürken, depoya koyabileceğimiz aklıma geldi..
Hemen inip, baktım. tam karşımda kutusunda duruyordu..
Aldık, bir heyecanla, bununla napıcam men anne diye diye!
Getirdim, kurdum mutfak balkonuna :)
O gün bugünden yüzüyor içinde :)


Biraz su doldurması zor benim için ama, olsun sonuçta onun mutluluğunu ve eğlendiğini görmek yormuyor, mutlu ediyor beni ;)


Annelik garip, herşeyi düşünmek zorundasın sanki, düşünüyorsun da ister istemez.
Şimdi yüzme ihitacı olduğunu görünce, bayramda annemlere gitmekten vazgeçtim.
3 günde olsa, yakın bir yerelere kaçacağız, inşallah ;)

4 Ağustos 2011 Perşembe

Lazımda lazımmm


Sen büyüyorsun, sulandıkça büyüyen çiçek gibi! Sen büyürken ben hala yontulmadığımı düşünüyorum çoğu zaman. Yanımdasın, yanındayım evet ama sanki eksiklikler var gibi..
kendimde sana karşı yapmam gereken! daha fazlasını istemek, lüks ir yaşam vs. böyle şeyler değil eksiklik duyduklarım, başka başka türlü bir ihtiyaç.
Mesela senin yaşayarak, dokunarak, konuşarak, çözümlerin bulunduğunu öğrenmem lazım ya hani ;) Bu durumda annenin önce kendini yontması, törpülemesi,doğru zaman ve yerde cevaplar vermesi kendini bu konu üzerinde fazlaca geliştirmesi, fevri hareketlerden kaçınmaya çalışması ki, bu zor annen için..Bütün bu vb. şeyleri öğrenmesi lazım…

Dün balkondan senden 2 yada 3 yaş büyük bir çocuğun kum oynadığı gördün ve hemen lafa koyuldun..

Melaba, şen napıyaşun? Mende şeninle oynayabiliymiyim? Cevap,
HAYIR!! Oldu..
Ama anne, bana hayıl’dedi.

Yemek yapıyorum o sırada,
mende dışalda tum oynayabiliy miyim anne,nütfen anne nütfen ?
Evet evet, dedim..
Biranda balkona çıkıp çocuğa,
’annem 3 tez evet dedi’ :) dedin ve hazırlanıp,çıktın dışarıya..Sen gidene kadar çocuk gitmişti.Tek başına kumlarla oynadın..
Ben hem yemek yapıyorum hemde evde çıt çıkarmadan, kulağım pür dikkat sende!biran sesini duyamam olsam, hemen korkup bakıyorum, göremez olsam, sen taş toplamak için biraz ileri gitmiş olsan, kalbim dk.’da kaç kez çarpıyor bilemiyorum..
Görünce derin bir oohh çekiyorum…

Sonra çocuk bisikletiyle geliyor, duruyor yanında, bakıyor, oynamak istiyor bu sefer!
Hayıııllll, duuulll, gelme, oynamıcatsın dedim şana’ diye siteyi inletiyorsun sesinle..
Bir şey demedim, gözükmedim bile kendin çöz istedim ama bir taraftan, sen kendini oldukça düzgün ifade ederken, çocuğun seni küçük görüp, biraz yakınlaşıp elleriyle tokat atma hareketi yaptığını gördüm, hayır vurmadı, sadece tokat atark gibi sağ-sol yaptı ellerini ve buna dayanamadım.
Nele oluyor diye sordum, çocuk gayet ürkek ama bir o kadarda gülümsemeye çalışarak, hiçbirşey dedi..Mutfağa geri döndüm tekrar..
Yarım saat kadar oynadın, eve girer girmez söylediğin cümle,
anne çocutlay mana tızdı’ oldu, gayet üzgün bir şekilde :/ Duşa girdin sonra..

İşte benim nerede durup, nerede müdahale edeceğimi, seninde anne bana hayıl dedi,demek yerine çocukla konuşup anlaşma yoluna gitmeyi öğrenmen lazım..Belki küçük olabilirsin bunlar için ama ne bileyim dert ettim işte!
He birde karşındaki kişi yada kişilerde çok önemli tabii, senin güzellikle söylediğin şeyi anlayabilecekte çocuk lazım..
Ve ben annelik içgüdümle kendimi ortaya atıyorum senin yerine bazen bunuda düzeltmem lazım..
Lazımda lazım işte velhasılkelam :)))

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Selam Blog


Özledin mi bilmem ama, yazamıyorum artık eskisi gibi..
Nedeni yok aslında, yazmakta istiyorum da ama belki yazacak birşey bulamayışımdan olabiliyordur..
Çünkü rutine bağladım hayatı, akıp gidiyor öyle!
Eskiden yazardım, döktürürdüm..Dün akşam okudumda, geçen sene bu zamanlar neler yapıyormuşuz diye!
Batı kreş'e başlamış mesela, kısa dönem bir tecrübemiz olmuştu hatırlarsan, okudum, okudukça depreştim içim acıdı, özledimm....
Çokça özlüyorum zaten ne garip, yaşarken bilemiyor insan bazen, özleyebileceğini..

Batı yine kreşe gitmek istiyor bu sene,' men okuya ditcem anne' deyip duruyor evin içinde..Düşünüyorum ama sadece düşüncede kalıyor işte!
Onun dışında bez, emzik, yatak halloldu sayılır, emzik tamam, bez gece kaldırıyorum, yatak ise yerdemi yatıyor, yataktamı haberim yok ben uyuduktan sonra :)
He çok sıcak birde, sıcak ne kelime, buhar oldum olacağım yakında, eridim bittim resmen...
Evde oluyoruz hal böyle olunca, akşam güneş gidince çıkacaksak dışarı, park vs. gidebiliyoruz gündüz ne ala!
Anneanneye gitme planımız var, bayramda yada sonrasında belki, bakalım kısmet..

Ramazan geldi bugün hoşgeldi..
Ramazanla beraber çokca dostluk, iyi niyet, kalplere güven ve temizlik, bol bereket, rızık evlerimize, hayırlara vesile olsun hepimiz için inşallah..! Hayırlı ramazanlar A Dostlar.)

24 Temmuz 2011 Pazar

3'ü bi arada!

Bu aralar 3 yaş ile beraber biz 3'ledik hakikaten farkında olmadan :P
Bir anda oldu, hepsi peş peşe geldi..İyi mi oldu bilemiyorum ama dönüşü yok artık :))

İlk olarak Emzik ile başladık bu yeni alışkanlıklarımıza,


Emzik, o gün bugündür adı bile konu olmuyor evde, çok şaşırtıcı :) Oysa ben hep emzik'ten korkardım, yani şöyle ki, çok alışık olduğundan uyku esnasında hep nasıl olur der ve zamanı uzatırdım ta ki beyefendi kopartana kadar!!
Kendi yaptığının sonucu olduğundan mıdır bilemiyorum ama son buldu emzik işi!
Ama gelin görün ki, öğle uykuları da son buldu..Geçtiğimiz hafta uyumayı o red ediyor ben ısrarla yatırıyorum, o red ediyor ben yatırıyorum..Böylelikle neredeyse uyanma vakti geliyor ve kadının fendi erkeği henüz yeniyor, uykuya dalıyor...
Bu şekilde uyuyor artık,önceden emziği alır ve oyuncak bebek gibi, ağzına girdiği andan itibaren çoktaaaann uykuya dalardı :) Neyse buna da şükür diyelim :P

İkinci olayımız, Bez...
  
6 ay olmasına rağmen çocuk bezi bırakalı, ben hala uyku esnasında bağlıyordum..Ama neden? sorun bi  bakalım neden diye :P Gece ciddi anlamda çok dolu dolu yapıyordu çişini ve ben de bu sebeple bıraktırmıyordum....!!! (iyi bir bahene olmadı mı :P)

Neyse bir sabah uyuyorum, bu yana yakıla yanıma geldi, ''anne .pi.p.i.m acıyol, p.i.p.i.me buş koy anne'' diye;
Allah allah ne oldu acaba dedik, yine eli muhtemelen o dolaylardaydı ve acıttı diye düşündük, buz koyduk birkaç saniye!! Biraz zaman geçti sorduk, neden p.i.p.i.n acıdı oğlum dedik..

''Yamba yaktı!!!! anne'' dedi... Bahsettiği gece lambası, sen git sabah sabah, nerden vahiy indiyse, 
eyy oğul p.i.p.i.ni gel ve gece lambasına sürt diye!!! tövbe yarabbim..yakmış haliyle ;) yakmış derler, sıcak olduğundan...Bir de buz koy diyor bücür :))))
2 gün devam etti bu p.i.p.im acıyor muhabbeti, her çiş yapışında yanıyordu sanırım...
Sonra gece yatarken, bez takmamı red etmeye başladı...Haydaa ama nasıl olur, ben hiç te hazır değilim bezi bırakmaya ki! Burada ki ben! ben oluyorum :P
Çıkarttık tabii, ee n'oldu çıkartınca, sürekli çarşaf, külot vs. değiştirir oldum...Yakalayamadım bir türlü  vakitlerini..
Wc'ye gidiyoruz, peşinden su içiyor, gece hiç deliksiz uyuyan çocuk 3-4 kere uyanır oldu..Su için, çiş için vs. vs.
3 sene uykusuzluk çekmeyen ben, başladı mı uykusuz her gece'ler :)))
Şimdi daha temkinliyim, mümkün oldukça az su veriyorum :P sütü yarım saat önce içiriyorum, kendimce çözüm arıyorum ama yine de yakalayamıyorum tam olarak :))
Böyle devam ederse, yani merak ediyorum uykudan kaldırıp çişe tutmakmı gerekiyor, yoksa sabaha kadar uyuması mı? ee böyle de göl olur o zaman yatak!! Ee kaldırınca da en az 3 kez kalkıyoruz :))
Hal böyle olunca, hem emzik hem bez zor oldu tabii...

He gelelim son aşamaya, bu da eklenince çocuk ta biz de neye uğradığımızı şaşırdık :)) Yatak!

Doğduğundan 7 aylık olana kadar büyüyebilen yatak almıştık onda yatıyordu, sonra bundan düşer, atlar korkusuyla gidip park yatak aldık, diğeri hooopp depoya kalktı...Park yatak çok işimize geldi, hayatımızı kolaylaştırdı, bizimle gerek hava yolu, gerek kara yolu bütün seyahatlerimizde bulundu, itinayla gittiği yerde görevini sonuna kadar yerine getirdi ve 3 yaşına kadar da kullandık hala daha kullanabilirsin bizim 1 metrelik velet yan yatıyor, ayakları dikiyor filan ama sığıyordu :)))
Ama bana fenalık bastı, sanki hapis gibi onun içinde görmekten sıkıldım...Geçen hafta ani bir kararla hadi diğer yatağını kuralı dedim...Başra kenarlıkları da kurmaktı niyet! Fakata babamız yok üzerinden atlar, atlarken düşer vs. dedi diye birden kenarlıksız kurrmaya karar verdik :))

Sereserpe yatan çocuk, geniş geniş ferah ferah bunda nasıl yatacaktı...Büyütmedik yatağı, hala küçük ama kenarlıkları yok..Biraz alışsın tek kişilik yatak alırım dedim :P
Eee akşam oldu çocuk yatacak, ben tedirgin...Yere döşek serdim...Düşerken bari yumuşak iniş yapsın diye :))
Yatırdım, bekliyorum, kulağım megafonda ha düştü ha düşecek..Arada gidip bakıyorum, en son sola dönmüştü bunun sağa dönüşün de kesin yerde dedim ve saat gece 1, bir küüütt diye ses geldi ki, aklım çıktı...


Koştum bizimki yerde tabii :( Kaldırdım yatırdım yatağına, o gün bugündür bir kütürtü yok artık ben görmediğim, uykuya daldığım sıralarda yere mi inip yatıyor bilemiyorum ama!! Bazen hala yerde oluyor tabii :)
Sadece sessiz oluyor bu inişler, sanırım çözüm buldu kendince, güzelce inip yatıyor :))

Ya işte biz de durumlar böyle tabii yatakla beraber benim uykusuzluk daha da arttı, tedirgin uyuyorum-uyumuyorum-uyuyamıyorum...Kaç kez kalkıp bakıyorum ama kenarlıksız kullanmasını bende istedim, alışsın artık diye!! Belki erken oldu, belki de eşimin dediği gibi kışa en azından bir tarafına kenarlık taktırabiliriz, şimdi yazın sorun değil üzeri açık yatıyor kışın yere düşse zor olur ;)

He geçen gün Tibet'in resimlere bakarken yatağını gördü...hemen,
''Çilek alabaşı istiyolum men anne'' dedi, şaşırdım..
Henüz onun yatak olduğunun farkında değil tabii o sadece alaba kısmıyla ilgileniyor :))
Kenarlıksız yatağa geçtik, bezi, emziği bıarktık büyüme emareleri gösteriyoruz diye de hemen arbalı yatak alamayağım yani :P


13 Temmuz 2011 Çarşamba

3 yaş ile beraber!


Çok sıcak çok..
Böyle bir sıcak ben ömrümde görmedim desem yeridir, o derece sıcak yanii..
Rüzgar esmiyor, esse bile fön makinesi kıvamında :)
Böyle sıcak olunca tabii, uyumakta güçleşiyor..
Batı her daim çıplak geziyor ama yok isilik oldu yavrucak, duş alsa bile faydası yok!

3 yaş ile beraber emzik işine son verdik vermesine de! İyi mi yaptık kötü mü bilemedim!
Çünkü öğle uykularını da bitirdi :( Ve çok kötü oldu bu durum, doğdu doğalı hergün aksatmadan uyurdu hem o dinlenirdi hem ben..Ama şimdi uyumuyor, resmen yatakta savaşıyor, konuşuyor, kah su istiyor, kah koşup geliyor, kah konuşuyor, konuşuyor.....
Böylelike 1.5 saat geçiyor sonuç ''apşam uyulum anne'' deyip kalkıyor yataktan :(

Emzikten mi yoksa sıcaktan mı bilemedim..Bazen şeytan diyor, tık emziği ağzına uyusun :( ama onu da hazır bıraktı, daha bahsetmiyor bile, o yüzden tekrar başlamakta istemiyorum...

Ben bile gece yatmadan önce allah'ım nasıl uyuyacağım diyorum..O kadar yani.
İçtiğimiz suyun hatti hesabı yok, geceleri deliksiz uyuyan çocuk gece kaç kez su içer oldu :(
Üstünü değiştiriyorum ama sonuç anında terliyor tabii...

3 ay devam edeckmiş bu sıcaklar diye okudum bir yerde! Düşünebiyorum, buhar olup uçucam az kaldı..
Zaten zayıfladım oldukça, şimdi ter döke döke kilo veriyorum :)

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Son mu verdik emzik işine!

Uyku saatimiz geldi, rutin, süt içme, kitap okuma, su içme, öpüp-koklaşma merasiminden sonra ezmiğini aldı, uykuya dalmak üzere yattı ve ben çıktım odadan!! Arkamdam 2-3 dk. geçmedi megafondan gelen ses!!


Anne meme'm yıtıldı..
gidip baktım, ısırmış, kopartmış.
men simdi napıcam anne :(  (gayet üzgün, dudaklar büzük, boynu bükük :P )
memesiz uyabilirsin oğlum, büyüdün artık!
hee, apsam yenisini alılız anne!!  ( bu sefer gayet mutlu ve sevinçle! )
yok oğlum, artık başka satılmıyor malesef :P  dedim ve çıktım koşar adım :)))
men simdi napıcam anne!! çat diye patladı anne !! diye defalarca tekrarladı,
ayıcığını vereyim mi? onunla uyumak istermisin?  diye bir fikir geldi aklıma!! verdim.
ayy ayıcığım, meme'm çat diye patladı, anlıyomuşum ayıcıt... diye konuşuyor, dinlemedeyim :))

Şu an hala uyumadı ama su istedi, babamız götürdü ve babasına meme'm yıltıldı baba dedi. 
Basta alırız dimi baba diye de devam etti.
Şimdi ayıcığınla yat uyu oğlum, büyüdün hem artık sen...
Tekrar aynı istekte bulununca, babası da sağolsun çarşıya gidince alırız demez mi? !!!!!

Tekrar almayı planlamıyorum ama bana da belli olmaz hani :P Çünkü hiç kıyamıyorum emziğinden ayrılmasına, bir de sadece uykusunda emiyor ya, ne bileyim, üzülecek, bir yanı eksik kalacakmış gibi geliyor..delimiyim..!!!

O direnir mi, yoksa ben mi pes ederim bakalım önümüzdeki günler ne gösterecek .)

16 Haziran 2011 Perşembe

Tatil

Tatil yapabilme lüksüm olmadı bilen biliyor Bodrum'dayken bile..O değeri bilinipte 50 mt. ilerimde duran denize giremediğim zamanlar çok oldu, sezon boyunca sadece 3-5 kere girdiğim....
Ne deliymişim atsana kendini her fırsatta işte ama olmuyor orada yaşayınca olmuyor...Şartlar, o an ki durum buna engel olabiliyor...

Gerçi hatırlarsanız ben orada yaşarken bile tatil istiyorum diye çırpınırdım..Herkesin tatil anlayışı farklı elbet ben yazlık yerde yaşamış biri olarak, şöyle herşeyin önüme geldiği, yediğimin önümde, yemediğimin arkamda olduğu, koca koca bardaklar da kolalar dağıtıldığı, denize sıfır, havuz olmasa bile olur deniz varken havuzu ne edeyim!

Güneş tam tepemde, Batıkan kumlara serilmiş, benden bir haber oynayacak, arada denize giricek, uyuyup uyanacak düzenli yemek yiyecek, akşam da bir o kadar ya eğlenceli yada dingin bile geçen,bilir, kafamı dinlemiş olurum böylelikle ;) 

Daha neler neler var ama, bu kadarı bile olsa olur dediğim bir tatil istiyorum ama nerdeeee!!!
Hem de şu dönemde öyle iyi giderdi ki! He sıkıntı, düşünce, sanki gidince bitecek mi yada unutulacak mı?
Tabii ki hayır!! Kafan seninle geldiği sürece istediğin yere git, peki zevk alır mıydım böyle bir tatilden acaba
o bile muamma!! 
O yüzden iyisi mi ben tatili ancak rüyalarımda yada gözlerimi kapatınca sadece işte bunları düşünebildiğim bir hayal olarak yaşamaya devam edeyim böylesi daha zevkli en azından beynim meşgul oluyor hal böyle olunca ;)

Hem şimdi Batıkan'ın halasındayız ya, bana tatil gibi :) Kuzenleri ilgileniyor bütün gün Batı'yla, dün kuzeni anaokuluna götürdü 3 saatte geldiler, birazdan tekrar gidecekler ohh işte alsana mis gibi tatil, dinlenme olanağı :)
Geldikten sonra evleri zaten çiftlik gibi, ineklerin makineyle sağıldığını, horozları görüp çoşuyor ki, al sana animasyon :)
Kum havuzu var ki evin önünde, sırtlarının içine girinceye kadar ve akşam ezanına kadar oynama olanağı var ohh alsana ha plah ya çiftlik evinin önünde ki kum ;)

Ben de öyle bir yatakta yatıyorum ve kafamı dinliyorum ki alsana şezlong, öyle güzel mamalar yiyorum ki, hem de benim elimi sürmediğim alsana açık büfe :)))

Bize de tatil böyle güzel ne yapalım artık ;) he unutmadan yarın dr. gideceğim artık ve hayırlısı  ne ise olsun bakalım

12 Haziran 2011 Pazar

15 gün kala

3 yaşımıza 15 gün kaldı tamı tamına ama bende tık yok bu sene...
Geçen sene öyle tutuşmuştum ki, birşeyler yapabilmek için kendimi paralamıştım resmen ama bu sene tamda anlayabileceği zamanda doğum gününü bende heves yok :(( Ne acı!
Geçen sene konsept seçebilmek için bile çıldırmıştım acaba ne olsa diye, sonunda papağan olmuştu hem pastası hem süsleri :)
Çok ta güzeldi herşey, bütün hazırlıklar, ortam, Batıkan, biz :)
Bu sene de yapmak istesem konseptim hazır ama ben hazır değilim...
Kesin Mıckey Mouse aşığı oğluma, Mıckkey Mouse'lu tema hazırlardım...
Bir de tshort çok aradım aklıma geldi şimdi Mıckey Mouse deyince, İstanbul'da ama bulamadım..Ne çok sevinirdi...
Neler beler yapıyor, ne diller döküyor artık yazamıyorum yetişemiyorum tabii...

Mesela dün kahvaltı yaparken
-''anne men tahvatı yapayım, şona tahvaltılay kakaya dönüssün '' dedi ya çok güldüm :)))

Mahallenin muhtarı gibi, bütün gün pencerede :) dün bir tane bilmem kaçıncı yüzyıldan kalma bir kamyonet durdu ama böğürüyor artık motoru..Bizim ki pencereden;

-Hey sorun nedir??? diye sormaz mı? :))

Bir de minübüste, şoförün suyuna göz dikmiş, fakat bütün girişimleri sonucu suyu içememiş, en son çare;

- şöföy amca, babam çok şuşamış, şuyundan içebiliy mi? diye sormaz mı? vay uyanık vayyyy!!!!! :)))
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin