İzleyiciler
çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Haziran 2014 Çarşamba
Serkanım mezun olmuşşşş...
Serkanım mezun olmuşşşşş...Oğluşum büyümüş,kepler giymiş...Bir de üstüne mezuniyet gecesi yapmış...Daha dün gibi hatırlıyorum anasınıfına zorla götürdüğüm günlerini...Benden bir dakika bile olsun ayrılmak istemezdi.Biz birlikte büyüdük oğlumla.Birlikte eğlendik ,birlikte işlendik,birlikte sevindik ,birlikte güldük,birlikte ağladık,birlikte acı çektik...Çok çabuk olgunlaştı oğluşum.Yaşının çocuğu asla olamadı.Daha 3 yaşındayken baba ayrılığıyla tanıştı ..Babası bizden çokk uzaklara Mardine askerlik görevine gitmişti.15 ay nasıl geçmişti baba özlemiyle..Ardından kardeşi oldu çok istemişti çok sevmişti ama bu sevgi bir sene sürebildi kardeşini kaybetmişti...Bu baba özlemine benzememişti,bu gidip geri dönmeyen bir özlemdi.Gizli gizli ağlardı boncuk boncuk dökülürdü gözlerinden yaşları.O anda içinde kopan fırtınaları dindiremezdim gizlenirdi görmeyelim daha çok üzülmeyelim diye ...Küçük adamdı o...Benim tek dayanağımdı.Sarılıp hadi enerji vereyim sana derdi minicik kollarıyla...Öyle bir sarılırdı ki tüm üzüntüm biranda kaybolur giderdi..Sanki ben çocuk, O baba oluverirdi...Canım oğlum şimdi 10 yaşında ama saçlarında aklarıyla...
Mezun olmuş öyle diyor...Daha yolun başında kaç mezuniyet göreceğiz hayırlısıyla...Babasıyla birlikte katıldılar törene.Çok eğlenmiş anlata anlata bitiremedi geceyi...Babası da Ben çok zenginmişim biliyor musun dedi gece gelince.Böyle bir evladım var gurur duydum kendisiyle...
4 yaşından bu yana hergün okul yollarındaydım.Ana sınıfının oyun günlerine götürmeye başlamıştım biraz hırçınlığı azalır diye.İçine kapanıktı,sürekli benimle olmak isterdi.Eve kimse gelmesin o bir yere gitmesin ...Geleni koştururdu annem benimle muhabbet etmiyor sizinle ilgileniyor derdi...Evde kalmak isterdi sürekli icatlar peşindeydi...İki sene de anasınıfına devamlı gittik.Hatta ilk yıl 3 ay boyunca anasınıfından ayrılmadım.İkinci senesi öğretmenini çok sevdi .Artık gelme sen okula demişti...Hırçınlığı azaldı yalnız kalma isteği geçti. İlk okula başladığında sınıfta seçiliyordu. Dersleri gayet iyiydi.Ah birde türkçe dersi olmasa...Yazı yazmaktan nefret etti..Matematik onun için vazgeçilmezdi...2,5 yaşında toplama çıkarma yapabilen bir çocuk nasıl sevmesin matematiği ...El işlerinde gayet başarılıydı annesi sağolsun bir yaşından bu yana hergün bir aktivite yapmışlardı:)
Şimdi kocaman bir delikanlı oldu oğluşum.Herkesin gözünde başarılı ,ilerisi parlak bir evlat...Zekasını güzel işlerde kullanıp bilim insanı olma heveslerinde. Bu isteği inşallah birgün gerçekleşir..
Mutluluk yeniden onu buldu.Çok istiyordu bir kardeş daha..Şimdi evimizde bir prensesimiz daha var birlikte güzel günler görecekler UMUTLA
17 Mayıs 2014 Cumartesi
Hoşgeldin Bebişim...(Yeniden doğmak)
Yeniden doğmak...
Yeniden anne olmak...
Hayata yeniden sarılmak...
Ölümlerden dönmek ,bebişi son anda kurtarmak...
Canlarım hemen hemen tüm telefonlara ,mesajlara ,yorumlara dönüş yapmaya çalıştım.Ama yetişemediğim yerler oldu.Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim,beni yalnız bırakmadınız.Bu denli sevildiğimi bilmiyordum.
Bu yazıyı beni ve yeni meleğimi merak eden dostlarım için paylaşıyorum.Evet bebişimiz sağsalim dünyaya geldi.32 haftalık bir minik bebeğin annesiyim artık.Nilda Elvin koyduk ismini.Nilda savaşçı kadın asker ve cennet kapısında Yağmur damlası taşıyan melek
,Elvin ise gök kuşağının her bir rengine verilen isimmiş...Adıyla yaşasın inşallah güzel meleğim...
Benim doğum hikayem yine çok karışık...Allah beni yine sınadı canlarım.Bu defa kendi canımla da sınandım...
6 aylıkken sancılarım başlamıştı istirahat vermişti doktorum.27 haftalıkken ilerledi bizim sorunlarımız yine...Sancılarla hastaneye kaldırılmıştım ,trombositlerim düşmüştü ilerleyen zamanlarda kan değerlerim yükselmiş evde istirahat etmem söylenmişti. 2 ay boyunca hiç kalkmadan yatmıştım.ama her hafta bir-iki gün sancılarım oluyordu.Hastaneye gittiğimde Nst ye bağlanıyordum.Bilmeyenler için NST fetusun iyilik halinin saptanmaı için yapılan testlerden birisidir.
Bu arada doğum sancılarımın olmadığı söyleniyordu gaz sancısı olabilir deniliyordu. İzmirdeki en büyük hastanelerden bir tanesi olan Dokuz Eylül Hastanesi beni neredeyse kovmaktan beter etti.Niye geldin ki buraya sancın falan yok deyip geri şutladılar.Kendi doktorum da erken doğum riskin var deyip yapacak bir şey yok yatacaksın evde demişti.Bu arada tahlillerim falan hep normal çıktı.Bebeğin gelişimi oldukça iyi görünüyordu.En son Hıdırellez günü(pazartesi günü) doktor kontrolüm vardı bebişin değerleri 32 haftayı gösteriyordu .Doktorum akıllılık edip bebeğe akciğer gelişimi için iğne yapmayı önerdi.Biz de kortizonlu olmasına rağmen kabul ettik .İki gün boyunca biraz ateş ve terleme oldu yanaklarımda yanık gibi kırmızı lekeler oluştu.Bunun haricinde bebek 2 gün boyunca az hareket etti.Bunlar ilacın etkileriydi araştırdım hepsini sorun görünmüyordu başka....
Bu hafta iyi geçti ağrım sancım yok ,erken doğumdan yırttım diyordum ki perşembe günü sabah hafif sancım başladı. Eşim sabah evden giderken- ben bugün doğururum dediğimde- iyi o zaman doğurunca ararsın akşam toplantıda demişti .Şakalaşmıştık oysa...
Birkaç saat sonra şiddetli bir karın ağrısıyla çığlık atmam bir oldu...ama doğum sancısı değilmiş yine...Kıpırdayamıyordum... nefes alamıyordum ...sadece ambulansın gelmesini istiyordum terslik vardı...
Arkadaşım, eşim, ambulans ,hastaneden bir doktor, telefon trafiği ,sancılar, çığlıklar...
Ölüm korkusu...Bebeğin öleceğini düşünmek ,bu bebeğimi de kaybedeceğimi bilmek...Çıldırıyordum...Arkadaşım büyük bir soğuk kanlılıkla beni hazırladı ,acil çantalarımızı hazırladı kendini hazırladı ambulans gelene kadar.Dakikalar içinde ambulans gelmişti oysa bana saniyeler bile saatler kadar uzun gelmişti...Kontrolümü yaptılar ve açılma kanama olmadığını söylediler bu esnada eşim de gelmişti ....
Ambulansla bayağı münakaşa ettiler beni hazırlarlarken...Ben İzmir dışında oturuyorum Urlada...Bilmeyenler için Urla 40 km uzaklıkta İzmire.Urla devlet hastanesi vardı en yakınımızda ama yoğun bakım kuvözleri yoktu .Buraya gitmek istemiyordum. Egepol hastanesine gitmemiz gerektiğini söylüyordum ama en yakınımızdaki yere götüreceklerini söylüyorlardı.Eşimin ısrarı üzerine İzmirdeki dokuz eylül hastanesine kadar izinle götürdüler.O hastaneden nefret ediyordum bebeğimi de o hastanede kaybetmiştim...İnsanı azarlayan kendini doktor sanan ama insanlıktan nasibini almamış ukala kadın doğumcular...Korktuğum başıma geldi niye geldin ki buraya burada da kuvöz yok dediler nst de yine doğum sancıları yok diyordu...Ultrasonla da baktılar hiç bir şey yok dediler. 1 saat nasıl geçti bilmiyorum :çığlık çığlığa bir odada parmak uçlarıma kadar titreyerek her gelene çıkarın beni buradan diye inleyerek ...
En sonunda yoğun bakım hemşiresi komşum geldi yanıma .Beni Egepol hastanesine götüreceklerini ambulans beklediklerini söyledi ,biraz olsun rahatlamak isterdim ama sancılar gittikçe şiddetleniyordu.
Ambulansla tekrar ikinci bir çile çekerek Egepol hastanesine yetiştik.28.haftaya kadar burada bakılmamışsanız sizi hastaneye almıyorlarmış acil de olsa...Ama eşim ve çevresindekiler bunu da çözmüşler hemen..Dr.Hakan Sabırlı kabul etmiş beni.Ameliyatı olduğu halde görmeye geldi.Sadece erken doğumu durdurun diye sevk etmiş dokuz eylül hastanesi...
Doktor ,hemşireler ,oradaki hastalar,arkadaşım,Eşim....Hiç biri çığlıklarıma ,ağlamalarıma bir anlam verememişti...Hakan bey ilk muayeneden sonra başka bir şey olduğunu anladı ve ultrason cihazıyla bakınca durumun ciddiyeti anlaşıldı.Bebek plesantadan ayrılmış iç kanama başlamıştı.Acil olarak doğuma alındım.Bebeğimi kaybetmek istemiyordum,yaşarken yeniden ölmek istemiyordum...
Eşime beni bırakma çığlıklarıyla veda ettim o ağladı ben ağladım....
Ameliyathanede eziyetim devam etti doktorlara.Beni bayıltın görmek istemiyorum yaşamak istemiyorum aynı şeyleri diye feryat ediyordum. Anestezi uzmanı bebeği kaybedebiliriz hemen epidural yapmamız gerektiğini söylese de ben kimseyi duymuyor dinlemiyordum...Yarabbim nasıl bir korku varmış içimde yılların birikimi...Yağmurumu kaybettiğim günden beri her şeyi içime atmışlığım güçlü görünmeye çalışmışlığım...Yaşasam da olur ölsem de demişliğim...Hepsi yalanmış hepsi kendimi kandırmaca...Ben aslında hep korkmuşum hep saklanmışım ...
Epidural kavgası ardından olumlama yapalım herşey güzel olacak dediğini hatırlıyorum anestezi uzmanının...Ben o sırada ağzıma burnuma taktıkları oksijen maskesini çıkarmaya çabalıyordum .Bu arada uyuşmadan kesildim.Bebeği hemen çıkarmışlar ve beni uyuttular ...Doktorumun söylediği karnından öyle bir iltihap çıkardık ki...yarım saat bile gecikseydiniz hem bebek hem anneyi kaybedecektiniz....
İşte böyle....Benim doğum hikayem de böyle...Doğum yaptığımdan değil yeniden doğduğumdan bahsettim size...
Salı günü hastaneden çıkardılar. 6 gün boyunca yoğun antibiyotik serumla birlikte verdiler. Her gün kalçadan ikişer iğne yaptılar ,her gün kanımı alıp Crp sonuçlarımı değerlendirdiler. 160 -100-50-32-16 ya düşünce beni hastaneden çıkardılar.Şimdi evde yine antibiyotik tedavim sürüyor. Ampul şeklinde kan ilacı takviyesi alıyorum.Şimdilik halsizliğim sürüyor.Dikiş ağrılarım halan geçmedi. Karnımın içindeki iltihabı genel cerrahın da katılımıyla bir güzel temizlemişler.Hastanede ameliyata giren tüm doktorlar beni ziyarete geldi.Şaşkınlıklarını gizleyemediler. Cerrahın söylemiyle tüm iç organlarım temiz çıkmış ama iltihabın nedeni nerden kaynaklandığı bulunamamış...Dün yine kan aldılar kontrolum vardı.İltihap yine yükselmeye başlamış Antibiyotiğimi 10 güne tamamlayacaklar.Bakalım hakkımızda hayırlısı ne ise olacak...
Bu arada minik kızım 2 kilo doğdu.Ona da ilaç tedavisi başlamışlar. Kuvözde...Dualarınızı bekliyor...
3 Nisan 2014 Perşembe
hastane odasi:(
Nazar Değdi yine bize...Bu kız da aceleci çıktı. Henüz 26 haftalık ama kasılmalar başladı. Hastanede serum tedavisi başladılar bir kaç gün kaldık dinlendik...şimdilik düşük riskli erken doğum görünüyor. Bebek sağlıklı olmasına rağmen benim sorunum ne bilemedik.Siddetli ağrı ve kasılmalar oluyor. Doğum sancısı gibi başlıyor ama geçmek bilmiyor. Sanırım bu sancılarla 3 doğum birden yapardım :( ama çok şükür sancıları hafiflettiler. Yalnızca tuvalete gitmeme izin var. Bunun haricinde yatar vaziyetteyim.bir kac güne kadar da tüm sancim geçer insallah. Bebise erken gelmemesi konusunda sürekli konusuyorum.ama kızım da benim gibi aceleci sanırım. ...herkesi buradan kocaman öpüyorum dualarinizi eksik etmeyin bu bebegimi de kaybetmek istemiyorum:(
Etiketler:
çocuklar,
dokuzeylül hastanesi,
hastane
25 Mart 2014 Salı
Bebisimiz teşekkür ediyor...
Bebisim hepinize teşekkür ediyor. Çok şükür sizin dualarınızla hayata tutunabiliyorum teyzelerim diyor... Tüm sevenlerimizden Allah razı olsun dualarınızı eksik etmiyorsunuz. Bugün test sonuclarimi aldim. Trombositler 120 bine çıkmış bu da iyi bir gelişme. Şeker yuklemem de gayet güzel geldi sorun yok ondada. Pıhtılaşma oranı da iyiymiş. Doğum için şimdilik risk ortadan kalktı demiş dr. Eşime. Sadece istirahat etmem fazla kıpır kıpır olmamam gerek hiç de bana göre değil yatmak işi ama napalım bebisimiz için yatmaya da kilo almaya da tembel ve miskin bir kaç ay geçirmeye de razı geleceğim. ..Yatarak örgü örmeyi becerebilir miyim acaba? Yapılacak okadar çok iş var ki aklımda. ...Bebek sekerleri Mevlüt sekerleri bebek kurabiyeleri ...hepsi kendi elimden çıksın istiyordum ama mümkün görünmüyor. ..şimdilik biraz daha güç kuvvet toplama zamanı. ..7.ayımızın ilk haftasini bitiriyoruz hayirlisiyla...
25 Şubat 2014 Salı
İç Dökmesi...Zürafalı bebek battaniyesi
İşte bennn yine geldimmm...kopamıyorum sanırım blog dünyasından ama çok yoğun bir kış atlattım.Biraz fazla ara vermek zorunda kaldım.Siparişlerim,hamileliğim derken zaman nasıl geçti bilemiyorum. En sonunda güneş yüzünü gösterdi bahara kavuştuk ,siparişlerime ara verdim de blog gezmelerine fırsat buldum...Bundan sonra buralarda olacağım...Bebişime 4 ay kaldı...Kızım olacakmış hayırlısıyla...Beni tanıyan bilen herkes bebiş konusunda ne kadar hassas olduğumu bilir.İnşallah bu defa kötü bir olayla karşılaşmam ..Korkularla yaşıyorum bu aralar...maalesef ki biraz iç huzurum kaçtı,korkularım hızla beni yoruyor...Ne yapmalıyım nasıl bu işin altından kalkmalıyım bilemiyorum ama yaşadığım üzücü olaylar karşısında dimdik durup tekrar yıkılmak...En baştan sil baştan herşey...İçimi döktüm biraz sizlere...sonuçta blogum bunu bekliyordu eskisi gibi...
Bu aralar bitirdiğim bebek battaniyemizi paylaştım sizlerle.Netten örneğini görüp yaptım bende.Beğeninize sunuyorum.Yeni bir blog açmayı düşünmüştüm ama belki beni halaaaa takip eden arkadaşlarım varsa diye yeniden buraya döndüm.Bundan sonra tabii inşallah diyeyim öncelikle günlük gibi başladığım blog yolculuğuma yine aynı konseptle devam ediyorum...Hertelden bir şeyler bulabilirsiniz artık benden...Öpüyorum herkesi kocaman ...
Etiketler:
bebek,
bebek battaniyesi,
çocuklar,
elişi,
Zürafa
12 Kasım 2013 Salı
Ankara gezimiz
selamlar....10 kasım da Atamın huzurundaydım...muhteşem bir tablo vardı karşımızda...milyonlar Onun önünde bir söz vermeye gelmişti adeta...Oğlum sınıf arkadaşları öğretmenleri...hepimiz duygu dolu anlar yaşadık...Harikaydı.....
Bu arada beni merak eden arkadaşlarım varmış.Face sayfamı açtığımdan bu yana blogumu ve blog arkadaşlarımı küstürdüm farkındayım. Uzun yıllar blog yazıyordum ve ilk defa bu yıl blogumdaki yazılarıma yorumlar çok aalmıştı. bu da beni blog dünyasından soğuttu...Bir de baktım ki insanlar face gibi sosyal medyaya takılmaya başlamış oradan haberdar oluyorlar birbirlerine...yorum yazmasalar da oluyor kısacık bir beğen tuşuna tıklıyor gidiyor...ohhhh ne ala....bakıyor görüyor beğeniyor kaçıyor...kolayına kaçıyoruz anlayacağınız...KOCAMAN BİR HAKLISINIZ DİYORUM....Blogumla haşır neşir olmanın zamanı geldi de geçiyor sanırım...Buradaki dostluklarım bir başkaydı...hepinizi çok özledim...
Size güzel bir haberim var,tekrardan anne olacağım Allahın izniyle...Henüz çok yeni, gelişmeleri yazarım hepinize...
Etiketler:
Anıtkabir,
Ankara,
çocuklar,
Mustafa Kemal Atatürk
14 Haziran 2011 Salı
Hastalıklardan sonra...
Geçmek bilmeyen hastalıklar...Biz koşturdukça ,gelme bizim eve artık dedikçe peşimizi bırakmayan hastalıklar...Kış bitti bahar geldi, yeter artık dedikçe bizimle alay edip usulca evimize giren tekrarlayan hastalıklar...Yaz geldi ,güneş geldi ,sağlık geldi dedikçe yine kıvrana kıvrana gitmem ben sizi çok sevdim diyen hastalıklar ve baş etme çabalarımız....
Bir kaç hafta önce yine hastalandı çocuklarım.İyileşmeleri bir o kadar uzun sürüyor tekrarlayıp birbirimize bulaştırıyoruz.Neyse ki şu bir kaç gündür iyiler.Güneşi gördük yayıldık çimlere...Yağmur Naz kuvvet alsın diye topraktan yuvarladık durduk abisiyle birlikte çimlerde...
NOT: yoğun hastalık iyileştirme çabaları nedeniyle örgülerime geçici bir ara vermiştim.Yeni işlerim pek yakında blogumda ve http://www.asosh.net/ sitemde....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)