sadakat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sadakat  

Posted by Asuman Yelen in

Sadakat;



Evime kapıdan her girişimde sallanan

bu tüy yığınında...










Senelerdir, ben su vermesem de, ilgilenmesem de yaşamaktan hiç vazgeçmeyen Sardunyamın ışıldayan renklerinde...















Çok eski bir melodinin tınılarında...















Tazeliğini hiç yitirmeyen anılarım ve rüyalarımda....














Sonsuza kadar içimizde yeşerteceğimiz umutlarımızda...







Hep sevgiyle kalalım.....





Öykü atölyesi için hazırlanmıştır.

Paçoz'un dersi  

Posted by Asuman Yelen in , , ,


Hoş geldiniz hocam, ilk merhaba benden olsun diyor resimdeki güleç yüz. Hoşuma gidiyor “hocam” sözü. Demek yüksek sesle dile getiriyorum ki “kesin ODTÜ lüdür diyor yeğenim. Beni ODTÜ de gezdiren uzak bir yeğen geliyor aklıma. İçtiğim çayı hatırlıyorum.
Sonra bir uzun liste. Hoş geldiniz ler,” hayırlı olsun” lar. “Bize de buyrun” lar. Çılgınlar gibi oradan oraya koşuşturuyorum. Elbiseler..yemekler.. çiçekler.. şiirler.. hikayeler.. Şiirler, hikayeler yüksek sesle okunuyor. Bazıları tekrar tekrar okunuyor. Yahu burada derya var. Bu ne yaman bir telaşe.
Bugün ne yazsam acaba.?? Akışına bırak. Doğal ol. Bak herkes ne kadar doğal. Keyifli isem keyifli şeyler.Hüzünlüysem hüzünlü şeyler yazıyorum. Herkese gururla anlatıyorum. Şu ana kadar yürekten hissetmediğim yahut yaşamadığım hiçbir şeyi yazmadım diyorum. Daha fazla yazmam gerektiği zamanlar için farklı planlar kuruyorum bir taraftan. (Bir hikaye tasarlamak gibi)
Gündelik kahve birlikteliklerimizde, bendeki coşkuyu gören kızkardeşim, heyecanımdan endişeli. Yavaş ol, bu ne heyecan diyor. Bu huyuna kızıyorum. “Temkinli oğlak no’lcak diyorum içimden. “Paçoz’u alırken de böyle hiç düşünmeden atladın. Acıdın, kıyamadın. Çektiklerini, pişmanlıklarını hatırla diyor sevgili kardeşim. Hah işte diyor, gülümsüyorum. Fena mı oldu, hiç hayal kırıklığına uğrattı mı beni?
Paçoz. Yanımda kırgın, mahsun yatan güzel arkadaşım. Ne çok ihmal ettim onu bu bir buçuk aylık süreçte. “Sus Paçoz.” “Görmüyor musun yazı yazıyorum paçoz.” “Çocuklar, biri şunu yanımdan alsın. Çok ilginç bir yazı okuyorum.”
Ve Paçoz, Hiç zorluk çıkarmadan, sabırla, sırasını bekleyerek ve hep yanımda olarak. Hırlamadan, tıslamadan, düşmanlık etmeden. Hiç kendini saklamadan, hiç arkadan iş çevirmeden, başkasının peşine takılıp, beni unutmadan, öylece hep bekleyen sadık dost.. Şimdi artık memnun. Biraz da mağrur. Neden mi. Bir kere daha kanıtlıyor kendi üstünlüğünü insanlara karşı.
Ondan özür dilemeliyim.
Hep sevgiyle kalın…

Sevginin Aydınlığı  

Posted by Asuman Yelen in , , ,


Kumo, Calcutta’ da yaşayan, genç bir Hint’li kadındır. Çok genç yaşta, ölü bir bebek dünyaya getirmiş, bu yüzden çok hastalanmış, en çok da gözleri zarar görmüş, görme yetisini hızla yitirmeye başlamıştır. Tıp öğrencisi olan kocası , karısını adeta bir denek olarak görmekte, acemiliğine rağmen, hiçbir doktorun yardımını kabul etmeden tedavi etmeğe çalışmaktadır. Korkulan olur, Kumo gözlerini kaybeder.

Kocasını çok seven Kumo, başından beri kırılmasına, bu arada canının giderek yanmasına rağmen kocasının kendine (mesleki açıdan) güveninin sarsılmaması için tüm bu sıkıntılara göğüs germiş, ve sonuca da yine kocasına duyduğu sevgi yüzünden isyan etmeden katlanmaya çalışmaktadır. Kocası ise pişmanlıklar içindedir ve karısına, kendisini affettireceğine, ömrünün sonuna kadar onun gözü kulağı olacağına dair sözler vermektedir.

Yüce gönüllü Kumo, kocasının bu haline o kadar üzülür ki, körlüğünü unutup onu teselli etmeye çabalar. Hatta onun yeniden evlenmesi için ikna etmeye bile uğraşır. Kocası bu düşünceye şiddetle karşı çıkar. Bir daha yaşamının sonuna kadar o eve başka bir kadın getirmeyeceğine dair tanrılar üstüne yemin eder.

Hikayenin bu bölümünü Kumo’ dan dinleyelim.

“ -Ah dedim, neden böyle müthiş bir yemin ettin. Sırf kendi adi, bayağı zevkin için mi senin evlenmeni istediğimi sandın? Hayır! ... Ben kendimi düşünüyordum. Zira alacağın kadın gözlerim gördüğü zamanlar bana ait olan hizmetleri yapacaktı..

Kocam bağırdı: -Hizmetler mi!..Bunları hizmetçiler görür. Evime esir getirip, ona, tahtı bu tanrıçamla bölüşüp paylaşmayı teklif edecek kadar beni çılgın mı sanıyorsun?..

“Tanrıçam” kelimesini söylerken başımı ellerinin arasına aldı, ve alnıma bir öpücük kondurdu. Bu anda, beni öptüğü yerde ilahi aklın üçüncü penceresi açıldı ve gerçekten bir takdise nail oldum. Öz aklıma ..”Mükemmel!..” dedim. Artık, ev işleri ailesinin aşağı dünyasında ona hizmet görmeğe muktedir değilim. Fakat ben daha yüksek bir iklime, diyara çıkacak , yükseleceğim. Yukarılardan. Aşağıya takdisleri getireceğim. Benim için artık yalan, hile aldatma yok! Eski ömrümün bütün küçüklük ve ikiyüzlülükleri ebediyen yok edilecektir…”

Bu alıntı, Tagore’un “Acıkan Taşlar “ isimli öykü kitabındaki “ Görmeyen Gözler” isimli öyküden yapılmıştır. Öykünün devamında doktor , önce ünlü, sonra zengin olur. Hint geleneği gereği , yaşlı akrabalar tarafından yeniden evlenmeye zorlanır. Yeni gelen küçük kız, Kumo’nun asil davranışları ve samimi sevgisi karşısında , zaten istemediği bu evliliğe karşı koyar. Doktorun aklı başına gelir. Son mutludur.

“Sex and The City” , “ Desperate Housewives” kadınlarından sonra “Kumo” yaratık gibi duruyor karşımızda. Farklı kültürler , farklı kadınlar deyip geçebilir, ya da üzerinde sayfalarca konuşabiliriz.

“ Dünya kadınlar Günü “ öncesinde hiç olmazsa biraz düşünmeye ne dersiniz?

Tekrar görüşmek dileği ile…

Blog Widget by LinkWithin