gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2011 Temmuzunda kısa bir tatil  

Posted by Asuman Yelen in ,

KADİM DOSTLAR


Önce beni sık sık evinde ağırlayan 35 yıllık dostumla keyifli bir fotoğrafla başlayalım. Blogger

dostlarım onu daha önce bahsettiğim "dantel muhabbetler" den hatırlayacaklardır.

Babalarımız aynı kurumun (bizim de emekli olduğumuz) aynı şehirdeki farklı şubelerinde

çalışmışlar, bir yıl aynı okulda birbirimizi tanımadan okumuşuz. 1975 yılında aynı şubede

birlikte çalıştığımız sırada bunu farkettiğimizde çok şaşırmıştık.







Her sene olduğu gibi bu sefer de beni mükemmel ağırladı. Bu yıl kardeşiyle birlikte yine bol bol

gezdirdiler. Fotoğrafların çoğu, bir CD içinde orada kaldı. Sırasız, karışık bir biçimde başlıyorum.


CUNDA



24 Temmuz' da Cunda Adasına gittik. Dolaştık, balık yedik. Dondurma yedik.
























Sonra bir kahvede evlerinde beni misafir eden dostlardan birine ben günlük tavla dersini

verirken, diğeri de tavandaki kuşların resmini çekti.














Biraz da alış-veriş yaptım.Akşam eve dönerken, sıcaktan ve yorgunluktan görün ne hale geldim:





Devamı yarın...

Bir Tatil Dönüşü Daha...  

Posted by Asuman Yelen in ,




Nihavet evimdeyim.....

Bilmeyen yıllarca evden uzak olduğumu sanabilir.

Neil Armstrong ne demiş Ay daki ilk adımı için: " İnsan için küçük, insanlık için büyük bir adım ."

Ben de yıllık tatilim için , " çoğunluk için küçük, benim için büyük bir tatil " tanımlamasını

rahatlıkla yapabilirim. Önemli olan nicelik değil nitelik. Böyle düşünürsek seyahatimin bu tanıma

cuk oturduğunu söyleyebilirim.

Önce evlerini bana kendi evimmiş gibi hissettiren güzel dostlarla birlikteydim.

Misafirperverlikleri bana huzur verdi. (Gerilim dolu tavla partilerini saymazsak:))

Öyle güzel gezdirdiler, öyle çok şey gördüm ki, yerler, sokaklar, binalar

birbirine karıştı. Örneğin, 2 sergi, 2 kazı, birçok belde, köy, bir sürü fotoğraf. İsimler kafamda

karma karışık , buna virüs nedeniyle kullanamadığım kameram yerine cep telefonumla çektiğim

fotoğraflar, yeni telefonum henüz bilgisayarımla resmen tanıştırılmadığı için yüklenemeyen bir

grup fotoyu da ekleyelim. Tabii tüm mekan ve tarihler beynimde oradan oraya koşturup

dururken, sağlıklı, açıklamalı bir post nasıl hazırlayabilirim bilemiyorum. Deneyeceğim.


Şimdilik sadece sevgi ve özlem dolu bir bir merhaba dostlara....

Eminönü  

Posted by Asuman Yelen in , , ,


Eminönündeydim bu gün. Yıllarca her gün telaşla, emekli olduktan sonra haftada bir kez keyifle, son zamanlardaysa senede bir gün özlemle gittiğim, İstanbul' un bana en çok keyif veren ama maalesef gittikça daha fazla yorgun döndüğüm beldesindeydim.

Eminönünü sevmemin bir çok nedeni var. KIrkların sonu, ellilerin başında babam saltmışların sonunda ağabeyim, ablam, daha sonra kızkardeşim ve ben hep oralarda çalıştık. Ablam ve ben oralarda bitirdik iş hayatımızı. Dokusu, esnafı, bankaları, çarşıları, hanları, 100-150 yıllık (Hafız Mustafa-Hacı Bekir örnekleri gibi) müesseseleri, Yenicami' si Mısır Çarşısı hatta Atalar' ı hep var ve sanki hep de olacaklar.

Ve o muhteşem kalabalığı...

Başka hiç bir yerde hoşlanabileceğimi sanmadığım bu kalabalık, özellikle Sultanhamam' da kollarını açmış bekleyen dev boyutlarda bir dost gibi bir anda seni de içine alıveren (çok samimi olarak yapıyorum bu benzetmeyi) insan seli, o sele katılıp sürüklenmek bana garip bir şekilde korkunç zevk verir her gidişimde.

Çalıştığım şubenin hemen karşısındaki hanın içindeki, o tarihlerde temiz yüzlü beyaz önlüklü genç bir çocuğun işlettiği büfe, aynı yerde hala bankacıları ve esnafı doyurmaya devam etmekte. Şimdi bir adı var farklı olarak. "Cim bom Büfe"
Öğlenleri sık sık kuyruğa girip sabırsızlıka beklediğimiz, beklerken yapılışını izlediğimiz, izlerken sabırsızlandığımız o meşhuuur yarım ekmek içinde döner. Ekmek ortadan açılır, bol patates püresi, enfes bir salça sos ve bol döner doldurulur. Başka bir yerde o tadı asla bulamazsınız.

Hafız Mustafa' dan kireç kaymağında hazırlanmış kıtır kabak tatlısı, (annemin yaptığı kadar güzelini asla bulamasam da)Kurukahveci Mehmet Efendiden (her zamanki uzunlukta bir kuyrukta bekleyip) epeydir hasret kaldığım kahvemi aldım. Ali Muhittin Hacı Bekir' de demirhindimi içtim. Paçozuma bolca kemik, Sarılganlardan birkaç mutfak gereci, Gürün Han Çift Kaplan' dan çamaşır ve kolonya, makyaj malzemesi kıvır- zıvır bir kaç bir şey daha aldıktan sonra çok yorgun ama çok mutlu döndüm eve.

Belki yeniden daha sık tekrarlarım çok hoşlandığım bu serüveni.

Verdiği mutluluk yorgunluğa değer çünkü...

Bir geziden kalanlar  

Posted by Asuman Yelen in , ,

Bu tatilimde misafirperverliği ve dostluğuyla beni son derece mutlu biraz da mahçup eden, bu blogda kendisinden sıkça söz ettiğim (dantel muhabbetler) 35 yıllık kadim dostumun evinde konakladım. Başka dostlarla da buluştuk. Bol gezmeli, sohbetli, ve maalesef iştahlı günler geçirdik. Kendisine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.



Kaldığım evin önü











Terastan ve balkondan manzara







Assos yolunda bir çay bahçesinde












Assos














Behramkale

















Bozcaada
















Gemiden












Edremit














Akçay











Ve son gece Güre






















Ve biraz hüzün
Yalnız ve mahzun






Antalya fotoğrafları 2  

Posted by Asuman Yelen in , ,

İşte huzur







Belki de bu ağaçların arkasına saklandım 7
yaşımdayken.



























İş Bankası Lokalinin penceresinden






























Lokalin terasından













Enfes bir doğa



















Gece ve gündüz hurmalar ve Antalya


































Antalya' nın yeni yüzü
























Gece ve ışıklar...
























Akşam üzeri



















Balon




















Gemi




















Yükseklerde bir yerden























Anıt




















Ve şehitlerin gölgesinde huzurla uyunan bir uyku

Blog Widget by LinkWithin