EZEL
Dün seyrettim.
Her seferinde aynı şey.
İşlerimi bitirip oturdum başına. Tüm dikkatimi toplayıp, hiçbir ayrıntıyı kaçırmamak adına,
merakla, ilgiyle, gerilerek, heyecanlanarak, şaşırarak hep ama hep beğenerek seyrettim.
Daha önce hiç seyretmediğim tarzda, müthiş beyin ürünü bir senaryo, ilgiyi sürekli ayakta
tutan, hep şaşırtan olaylar örgüsü. Oyunculuklar, aksiyon, teknik, görüntüler, mekanlar.
Toygar Işıklı' nın enfes müziği. Tıpkı Fatmagül' de oldığu gibi.
Müthiş bir tutku hikayesi. Yorucu, yaralayıcı, sarsıcı ama vazgeçilemeyen.
Tüm duygular ayakta izleniyor. Bol adrenalin, zaman zaman gözyaşı.
Çok büyük bir mutfakta kalabalık, telaşlı , işini bilen bir ekip tarafından büyük uğraşmalarla
emek sarfedilerek hazırlanmış, büyük bir tabağa, görselliğe önem verilerek yerleştirilmiş,
kusursuza yakın lezzette bir füzyon mutfak ürünü gibi.
Çok seyrek yeme fırsatı bulabildiğimiz...
TÖVBELER TÖVBESİ
Bugün seyrettim. Müziği başlarken insanın içi huzurla doluyor.
Ezel' in bünyemde bıraktığı tüm harabiyeti aldı götürdü.
Bir sürü eski Türk filminden tanıdık esintiler. O her birini ayrı saçma bulduğumuz Ayhan Işık,
Belgin Doruk, Göksel Arsoy, Türkan Şoray hatta Kenal Sunal filmlerinden.
Ama bir şey var. Samimiyet. Tüm ekip sanki el ele vermiş, yurdumuz insanını dertlerinden
sıkıntılarından biraz olsun nasıl uzaklaştırırız düşüncesiyle, sakin sakin kendilerini kasmadan
bu diziyi hazırlamışlar. O filmleri alıp, biraz bugüne uyarlamışlar.
Konu malum. Karakterler sahici ama. Her birinin yanıbaşımızda bir karşılığı var. Saplantılar,
zaaflar, saflıklar, kurnazlıklar. Evladına zarar verdiğinin farkında olmayan sevgi dolu anneler,
sevgilisini değiştirmeye uğraşan, mesleğinden utanan genç kızlar. Şİrin sosyal yaşamla ilgili
komik öğeler var. Beklenmedik incelikler var.
Sürpriz, eski, yeni, arabesk ama sanki tam zamanında geliveren hoş müzikler var.
O güzelim yeleği ve minik küpeleriyle can Füsun Demirel var.
Çocukluğumda okuldan ya da sokaktan aç ve yorgun döndüğümde masanın üzerinde beni
bekleyen, annemin küçük mutfağında tek göz gazocağında türküler söyleyerek pişirdiği, iri
soğanlarını kıvrık domates kabuklarını bir kenara iterek yediğimiz fiyonk makarna tadında.
Ki hala damağımdadır...
Bu dizide büyük mesajlar yok.
Olağanüstü tipler yok.
Dönem filmi, tarihi film değil.
Silah, kan, baba, polis, kavga yok.
Dikkati çekecek teknik, görsel farklılıklar yok.
Eski Türk filmi tadında sıradan bir mahalle dizisi.
Dört genç ve iki bildik aşk hikayesi. Fakir kız-zengin erkek, zengin kız fakir erkek.
Çok güzel müzikler var.
Zaman zaman, iç burkan küçük güzellikler, özenli ayrıntılar var. Bir söz, bir mimik gibi.
Sahici insanlar, toplumsal, şirin göndermeler var. (Kadın sabah programları, telefon bankacılığı)
Bir de Füsun Demirel var...
Sakin, huzurlu ve masum bir dizi.
Hani bazı dostlar vardır. Politika konuşursunuz, gündemden hararetle bahsedersiniz, kimiyle
irade çatışması yaşarsınız ara sıra. Sesler yükselir. Kimiyle sanattan kitaptan, şiirden
konuşurssnuz. Kelimelerinizi seçerek, dikkatle kullanırsınız. Kimiyle ağlar, kimiyle bol bol
kahkahalar atarsınız. Hep biraz gerilim, biraz dikkat, biraz özen, biraz da huzursuzluk barındırır
içinde bu birliktelikler.
Ama dost vardır, sakin, iddiasız, telaşsız, komplekssiz, yüzünde bir tebessümle sizi dinler, az
konuşur, konuştuğunda sesi yumuşaktır, bilge değildir, filozof değildir, hırslı, şikayetçi, kavgacı,
hiç değildir. Eleştirel gözle bakmaz. Açık aramaz. Sevgi dolu ve huzurludur. Benim var, sanırım
herkesin de vardır böyle dostları.
Bu dizi her seyredişimde bana böyle bir dostla yaşadığım o hoş birlikteliğin rahatlığını
hissettiriyor. Tuhaf bir benzetme oldu ama bu gece dahil hep bu geldi aklıma izlerken.
Umarım sitayişle bahsettiğim diğer diziler gibi aniden yokolmaz, ya da olumsuz yönde değişmez.
GÖNÜLÇELEN
Laf olsun diye seyretmeye başladım.
Önce eğlenip gülerek
Yavaş yavaş ciddiye alarak
Bu gün de gözlerim dolarak izledim.
Konu belli.
My Fair Lady' i izlemiştim. Türkan Şoray' ın, Hülya Koçyiğit' in "Gel-Gör-Girpi-Görpe"
versiyonlarını da. Adam iddiaya girer. Kız hızla değişir. Mükemmel bir şarkıcı olur. Adam aşık olur. Adamın ailesi şiddetle karşı çıkar. Bu arada kız iddia olayını öğrenir, gururu kırılır kaçar gider. Adam bulur yalvarır ikna eder. Masalsı son.
Bu dizide farklı bir şeyler var. Sıradışı karakterler. Ayda Aksel' in canlandırdığı anne rolü. Dozunda öfke ve düşmanlık. İnsanca davranışlar. Hoş ayrıntılar ve her şeyden önenmlisi derin bir felsefe. Çingene yaşamına özlü, naif, özenli bir yaklaşım. Eğlenceli bir belgeselden duygusal bir dramaya; sosyolojik, psikolojik önemli ipuçları veren ciddi bir çalışmadan hoş bir komediye keskin olmayan geçişler. Bir yanda özgür ruhlu bir yere çakılıp kalamayan çingene baba, diğer tarafta koket, çok zengin sosyetik, snob ama cadılaşmayan bir anne.
Bu gün şu an izlediğim bölümde otantik bir hıdırellez eğlencesinin sabahında Hasret' in iki delikanlıya anlattığı buruk ama harikulade güzel hikaye benimle birlikte birçok izleyeni ağlatmıştır eminim. Ve hem anlatanın hem de dinleyenlerin sergilediği oyunculuk ve suya aynı anda düşen iki taş...Çok güzeldi.
Biraz özenle sıradanlıktan çıkılıp çok hoş şeyler yapılabiliyor. Hem de çok hoş.
Ortalarında bir yerlerde yeğenimin tavsiyesiyle izlemeye başladığımda oyunculukları, replikleri, ayrıntıları, geri dönüşleriyle, dinamizmiyle dünya sinemasını aratmayacak güzellikteki anlatımı, ve tabii başta Kenan İmirzalıoğlu ile birlikte Tuncel Kurtiz ve diğerlerinin canlandırdığı karakterlerin güçlülüğü, oyuncuların oyunculuktaki ustalıkları fena halde etkiledi. Bir dikkatimi çeken yanı, baş rol karakterlerinin alışılmış, standart, mükemmel genç kız ve delikanlıdan hayli uzak tipler olmasıydı. Hemen her boş vaktimde kalan bölümlerini de izledim, izledikçe beğendim ve bu gece seyrettiğim bölümle mest oldum diyebilirim. (Bu post uzun cümleler postu oldu)
İmirzalıoğlu' nun daha önce bir başka dizisini de aynı zevkle izlemiştim. Uğur Yücel' le oynuyordu. Ezel' deki Ramiz bilgeliğinde bir kuşçu karakteri vardı. Tatlı Trakyalı ağzıyla hayat dersi tadında güzel felsefi cümleler kurar, akıl verirdi. Senaryo yazarının adeta sözcülüğünü yapan, saygı uyandıran bu karakterler benim hep hoşuma gitmiştir.
Sıra dışı senaryo, güzel oyunculuk ve ayrıntılarda gizli hoşluklarıyla farklı ve tüm bunların yanında hayli sürükleyici kaliteli , sinema filmi tadında bir dizi seyretmek isteyenler için tavsiye olunur...
Hep sevgiyle kalalım...
Herkese iyi seyirler...
Kişi, yaşamını sürdürürken, yaşayıp bitirdiği her senenin içinde, birkaç “asla” ve “katiyen” sözcüğü bırakıp geçiyor. Söylemek istediğim, bir yandan seçicilik artarken, diğer yandan da esneklik artıyor. At gözlüğünüzü atıyor, siyah ve beyazların yanına grileri de ilave ediyorsunuz. Sonra durup bir bakıyorsunuz ki dört bir yanınız gri. Beyaz hiç kalmamış gibi, siyah, tüm gücüyle varlığını koruyor. Yaşanmışlık , niteliksel ve niceliksel olarak arttıkça, kişiler, olaylar, beklentiler konusunda, sakin, esnek ve ihtiyatlı bir yaklaşım, sizi her türlü hayal kırıklığı ve pişmanlıktan uzak tutuyor.
Bu kadar felsefi bir giriş ne için dersiniz?
Sadece bir televizyon dizisini anlatmak üzere oturdum koltuğuma. Yukarıda yazdığım tüm aforizmalar, televizyon konusundaki yaklaşımım için de geçerli de ondan. (Tabii belki bu arada gelinler de nasibini alırsa sevinirim:)))
Ayağım yüzünden tam bir yıldır eve adeta bağlandığım için, (eskisinden daha) iyi bir kitap okuyucusu, iyi bir müzik dinleyicisi ve tabii ki, iyi bir TV izleyicisiyim. Çok fazla kanal var zaten. Buna bir de Digitürk’ ü ilave edecek olursak, istendiği zaman seyredilecek bir şey her zaman bulunabiliyor. İlişkilendirirsek, televizyonda da yoğun bir gri hakimiyeti var. Ne haberler, ne diziler, ne yarışmalar insanı kesinlikle tatmin edecek gibi değil. Tabii ki siyahlarım var. Örneğin Aşk-ı Memnu, Şehrazat, tahammül edemediğim diziler. Seyrettiğim, arada bir bölümünü kaçırınca üzülmediğim diziler var. Yol Arkadaşım, gibi beğenerek izlediğim diziler de var. Siyaha bir örnek de evlilik programları. Son zamanlarda yemek programları da siyaha dönüştü benim gözümde. Kadın programı için tek beyaz örneğim (artık yok) İnci Ertğrul’ unki idi. Sunucusu, zarif ve insancıl yaklaşımı ve hassas kişiliği ile beni ekrana bağlardı.
Tüm bunların arasında, çok eskilerden bir dizi, yeniden yayında. "7 Numara". Kim bilir bu kaçıncı seyredişim olacak. TRT I de sabah erken bir saatte yayınlanıyor. Çok geç yatmama ve kim bilir önceden kaç kere seyretmiş olmama rağmen, beni biyolojik saatim uyandırıyor. (Beynim, bu diziyi yeniden seyretme isteğimi algıladığından her halde).
7 Numara, benim beyaz renkli dizim. Samimi, gerçek, bizden. Güzel senaryo, güzel yönetim, güzel oyuncular. İnsan yüreğiyle seyrediyor. Hem duygulanıyor, hem eğleniyorsunuz seyrederken. Doğal, saf ve temiz insanların bozulmamış insanların öyküsü. Size güzel şeyler hissettiriyor. Kalbinizi sevgiyle ümitle dolduruyor. Kendimizi yeniden sorgulamamızı sağlıyor. Bunu da son derece iddiasız ve naif bir biçimde ve hatta güldürerek yapıyor.
Oya Yüce- Sadullah Celen ikilisini ve tüm oyuncularını kutluyorum.
Bu arada aynı ekibin çektiği, hem beğenerek ve hem de reyting yapamayıp kaldırılacağından korkarak izlediğim (ve kaldırılan) “Kısa Devre” isimli diziyi de anmadan geçemeyeceğim…
Herkese sevgiler…
Bu Blogda Ara
Contributors
Blog Listem
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Merhaba,7 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Bi arkadaşa bakıp çıkıyorum10 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
Merhaba demeye geldim...11 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
TAŞINDIM...15 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
İzleyiciler
Yazı Arşivi
-
►
20
(5)
- ► Eylül 2020 (1)
- ► Ağustos 2020 (3)
- ► Temmuz 2020 (1)
-
►
17
(4)
- ► Nisan 2017 (1)
- ► Şubat 2017 (1)
-
►
16
(1)
- ► Şubat 2016 (1)
-
►
15
(1)
- ► Ağustos 2015 (1)
-
►
14
(16)
- ► Aralık 2014 (1)
- ► Eylül 2014 (2)
- ► Ağustos 2014 (1)
- ► Haziran 2014 (1)
- ► Mayıs 2014 (2)
- ► Nisan 2014 (4)
- ► Şubat 2014 (1)
-
►
13
(44)
- ► Aralık 2013 (3)
- ► Kasım 2013 (3)
- ► Eylül 2013 (6)
- ► Ağustos 2013 (3)
- ► Temmuz 2013 (1)
- ► Haziran 2013 (1)
- ► Mayıs 2013 (3)
- ► Nisan 2013 (7)
- ► Şubat 2013 (3)
-
►
12
(96)
- ► Aralık 2012 (2)
- ► Kasım 2012 (4)
- ► Eylül 2012 (16)
- ► Ağustos 2012 (7)
- ► Temmuz 2012 (5)
- ► Haziran 2012 (8)
- ► Mayıs 2012 (10)
- ► Nisan 2012 (14)
- ► Şubat 2012 (8)
-
►
11
(179)
- ► Aralık 2011 (19)
- ► Kasım 2011 (38)
- ► Eylül 2011 (14)
- ► Ağustos 2011 (17)
- ► Temmuz 2011 (8)
- ► Haziran 2011 (14)
- ► Mayıs 2011 (11)
- ► Nisan 2011 (9)
- ► Şubat 2011 (10)
-
►
10
(152)
- ► Aralık 2010 (12)
- ► Kasım 2010 (12)
- ► Eylül 2010 (9)
- ► Ağustos 2010 (12)
- ► Temmuz 2010 (7)
- ► Haziran 2010 (12)
- ► Mayıs 2010 (11)
- ► Nisan 2010 (17)
- ► Şubat 2010 (11)
-
►
09
(186)
- ► Aralık 2009 (22)
- ► Kasım 2009 (22)
- ► Eylül 2009 (17)
- ► Ağustos 2009 (24)
- ► Temmuz 2009 (19)
- ► Haziran 2009 (20)
- ► Mayıs 2009 (20)
- ► Nisan 2009 (8)
- ► Şubat 2009 (5)
Müzik
Popüler Yazılar
-
Biraz umut kırgın gönüllere, biraz ışık fersiz gözlere, biraz teselli yaslı ailelere, biraz güç yorgun vücutlara, biraz neşe gülmeyi unutan ...
-
Bu güne kızgınlığı arttıkça geçmişin sığınağına çekiliyor insan. Birkaç saatliğine de olsa. Yoksa nefes almak güçleşiyor. Bu sabah, öy...
-
Fotoğraflar her sabah hiç aksatmadan ormanda yürüyüşe çıkan eniştem Ekrem Yaşar' a aittir. Bu yürüyüşlere özellikle aç hayvanlara her ...
-
Paadişaanın üç kızı varmış. Bir gün onları yanına çağırmış. "Hadi bakiim cevap verin" demiş. "...
-
İnanılır gibi değil Bugün korkunç bir hayal kırıklığı yaşadım. Benim çok sevgili, eşsiz, bir tanecik kız kardeşim Rayuş' um b...
-
Büyük Usta, önündeki devâsâ tuale son rötuşlarını yapıyor... Önündeki dev palete göz atıyorum. Hemen hemen boşalmış gibi. Yeşili çoktan sıyr...
-
Bu gün uzun zamandır yapmayı özlediğim bir şeyi yaptım. Amatörce bir Still Life fotoğraf çalışması. Cebimde günlerdir taşıdığım yaprak, koz...
-
Onyedi sene önce bu gün İzmir' de hava günlük güneşlikti. Çok samimi bir arkadaşımın kızkardeşini arkadaşımla birlikte ziyarete gitmişti...
Etiketler
- 2010
- 2011
- 27 mayıs İhtilali
- 7 numara
- ABD
- abla
- acemilik
- açlik
- Adıyaman
- afet
- ağabey
- ağaç
- Ağustosta Rapsodi
- aile
- akraba
- akrostiş
- akşam
- Albatros
- alış-veriş
- alışkanlık
- alışveriş
- alışveriş tutkusu
- Ali Muhittin Hacı Bekir
- Alphonse de Lamartine
- amatörlük
- anı
- anılar
- anılar...
- anlaşma
- anlayış
- anma
- anne
- anneanne
- anneler günü
- Antalya
- apartman hayatı
- arayış
- arıza
- Arka Pencere
- arkadaş
- armağan
- aşı
- aşk
- aşure
- Atatürk
- ateş böceği
- atom bombası
- Attila İlhan
- ATV
- ATV şarkı
- Avustralya Açık Tenis
- ayaz
- ayrılık
- aziz nesin
- B.Necatigil
- baba
- Babalar Günü
- bahar
- bahçe
- balkon
- banka
- Barbra streısand
- barış
- başarı
- başlangıç
- Baudelaire
- Bauelaire
- Bayrak
- bayram
- Beatles
- bebek
- bekir sıtkı erdoğan
- beklentiler
- BEN
- beste
- beşiktaş
- Betty Smith
- beyaz dizi
- beyaz diziler
- beyaz roman
- Bhagavatgita
- bilgisayar
- Bir genç kız Yetişiyor
- Bir sarkısın sen
- Bir Şarkısın Sen
- birlik ve beraberlik
- birliktelik
- bitki
- biyografi
- blog
- blogger
- börek
- Buddha
- bugün
- bulmaca
- buluşma
- buzdolabı
- Bülent Ecevit
- Cahit Sıtkı Tarancı
- can yücel
- Capra
- cehalet
- centilmen
- cesaret
- cevaplar
- cezerye
- cinayet
- cocuk
- cocuk.
- cocukluk
- Cronin
- Cumhuriyet
- Cüneyt Gökçer
- çalışma hayatı
- çaresizlik
- çay
- Çığlık
- çınar
- çiçek
- çiçekler
- çiğ
- çocuk
- çocuklar
- çocukluk
- çöp
- dalgınlık
- Daltonlar
- damat
- Damdaki Kemancı
- dans
- davetiye
- dayak
- dedikodu
- Defne Joy Foster
- demirhindi
- deneyimler
- deniz
- deprem
- dergi
- destan
- dilek
- dilekler
- dinlenme
- disko kralı
- diyet
- dizi
- doğa
- doğallık
- doğum günü
- dolap
- Doris Day
- dost
- dostluk
- dostluk.
- dostlulk
- duygular
- düğün
- dül dül
- dünya
- dünya kadınlar günü
- Dünya Prematüre Günü
- düşmanlık
- düşünceler
- düşünceler.
- Ecevit
- edebiyat
- Edgar Allan Poe
- Ekim
- Ekrem Bora
- Elazığ depremi
- emek
- emekli
- eminönü
- Emirgân
- Engelliler
- ephraim kishon
- erişkin
- erişlilmezlik
- erkek
- eski yıl
- eşek
- eşyalar
- etiket metiket yok
- Etkinlik
- eve dönüş
- evlat
- Ey Aşk Nerdesin
- eylül
- ezan
- Ezel
- Fakir Baykurt
- fal
- fanatizm
- Farrah Fawcett
- fasulye
- felaket
- felsefe
- fenerbahçe
- fırtına
- Fikret Otyam
- film
- filozof
- final
- Firari
- firuze
- fono
- formüller
- fotoğraf
- Frank Sinatra
- Futbol
- gazanfer özcan
- gece
- geçim
- Geçmiş
- geçmişten şarkılar
- gelecek
- gelin
- genç kız
- gençlik
- gerçek
- geyik
- gezi
- gezinti
- giden sene
- Gitanjali
- giysiler
- Govinda
- gökkuşağı
- göl
- gönülçelen
- gösteri
- göze çarpmayan debdebe
- gözyaşı
- Grace Kelly
- grizu
- gül
- Gülümse
- gün batımı
- güncel
- güneş
- Güneydoğudan öyküler-Önce vatan
- Günlük yaşam
- güven
- güz
- güzellik
- güzellikler
- haber
- haberler
- Hacer Buluş
- Hacivat
- hafta sonu
- hak
- hala
- harika çocuklar
- hasta
- hastalık
- hayal kırıklığı
- Hayali Küçük Ali
- hayaller
- hayat
- hayvan
- hayvanlar
- hayvanlar alemi
- hazan
- hediye
- Herman Hesse
- hiciv
- Hindistan
- Hiroşima
- Hitchcock
- hobby
- Hollywood
- hoptirinam
- hoşgörü
- hoşluklar
- http://www.blogger.com/img/blank.gif
- huzur
- hüsran
- hüzün
- ıhlamur ağacı
- ışık
- ibadet sohbet
- içimizdeki çocuk
- içtenlik
- iftar
- ihmal
- İhsan Varol
- ikiyüzlülük
- ikram
- ilaç
- ilginç şeyler
- ilişki
- ilkbahar
- ilkokul
- İlkokul şiiri
- İnci Ertuğrul
- İngilizce
- insafsızlkık
- insan
- insan halleri
- insan olmak
- insanlık
- intikam
- İslamiyet
- istanbul
- isyan
- İş Bankası
- işçi
- iyilik
- Jacques Brel
- James Stewart
- Japonya
- Jean Moreas
- Jim Reeves
- kabuk
- kadın
- kadınlar
- kahvaltı
- kahve
- kalıplar
- kalite
- Kamer Genç
- kan verme
- Kandil
- kaplumbağa
- kar
- Karagöz
- karanfil
- karanlık
- kardeş
- karışık duygu ve düşünceler
- karmaşa
- katiam
- kavafis
- kayıp
- Kayserispor
- keder
- kedi
- kediler
- Kelime oyunu
- Kemal Burkay
- kerpiç
- keşke
- keyif
- kıskançlık
- kış
- kız kardeş
- kızkardeş
- Kim Novak
- kiracı
- kishon
- kişisel
- kitap
- koka kola
- kolbastı
- komedi
- komik
- komşu
- komşuluk
- konser
- konut
- korku
- Korolar çarpışoyor
- koşullu refleks
- köpek
- kuaför
- kupa
- Kurban Bayramı
- kuyruk-bilim
- kültürel mozaik
- Lale
- latife hanım
- lezzet
- lisan
- lise
- Liz Taylor
- maneviyat
- manzara
- Marsel İlhan
- masal
- masumiyet
- maymun
- mazi
- meclis
- medya
- Mehmet Topuz
- mektup
- merasim
- Mevlana
- mevsimler
- Meyva Zamanı
- Michael Jackson
- mim
- misafir
- misafirlik
- Misak- ı milli
- mizah
- Montaigne deneme
- moral
- Mr. Smith
- muhabbet
- Muhabbet Kralı
- Muhammed
- muhasebe
- Murathan Mungan
- mutfak
- Mutfak şarkıları
- mutluluk
- Müge Anlı
- müzik
- müzik nostalji
- Nagazaki
- Nazım Hikmet
- nefret
- nekahat
- Nirvana
- Nisan
- Nişan töreni
- Noktürn.
- nostalji
- okan bayülgen
- olay
- olgunluk
- on line alışveriş
- ordan burdan
- Orhan Kemal
- Orhan Veli
- orman
- oruç
- otobüs
- otokontrol
- oyun
- ozan
- ödül
- öfke
- öğrenci
- öğretmen
- Öğretmenler günü
- ölüm
- ölüm yıldönümü
- ömür
- öykü
- Öykü Atölyesi
- özgüven
- özlem
- Paçoz
- Paçoz..
- Paris
- pasta
- paylaşım
- paylaşmak
- pazar
- pazar alışverişi
- pazar günü
- Pazar sohbeti
- pembe dizi
- pencere
- Piknik
- pişmanlık
- plan ve programlar
- planlar
- plasebo
- Platters
- polis
- popülizm
- program
- programlar
- radyasyon
- radyo
- Ramazan
- Ramazan davulu
- Red kit
- reklamlar
- resim
- resmi bayramlar
- Reşid Behbudov
- Rilke
- rin tin tin
- Roland Garros
- roman
- romantik
- romantizm
- röportaj
- ruh yorgunluğu
- ruhat mengi
- rüya
- saat
- sabah
- sadakat
- Sadettin Kaynak
- safiyet
- Sağanak
- sağlık
- sahur
- Samana
- samimiyet
- sanal
- sanat
- sanatçı
- sanatkar
- Saroyan
- Satürn
- schumann
- sebze
- seçkin
- seçme saçma sohbetler
- sel
- Selimpaşa
- Selmi Andak
- sergi
- sevdiğim şeyler
- sevgi
- sevgi soysal
- sevgili
- sevgililer günü
- sevinç
- seyahat
- seyirlik
- Seyyare
- Shakespeare
- Show TV
- sıcak
- sıkma
- sıradanlık
- Sidarta
- Sigara
- simit
- sinema
- sipariş
- sis
- soğuk
- sohbet
- sonbahar
- soru
- sorular
- spiker
- star
- still life
- su yücel
- suikast
- şablonlar
- şafak
- şans
- şarap
- şarkı
- şaşkınlık
- şeker
- Şeker Bayramı
- şerbet
- şermin
- şiddet
- şiir
- şikayet
- tabak
- tabletler
- tagore
- tanışma
- tansiyon
- tantuni
- tarif
- tartışma
- taşınma
- tatil
- tedavi
- teknoloji
- telaş
- telefon
- televizyon
- temizlik
- tenis
- tenis turnuvası
- terlik
- tevfik fikret
- Tırpan
- tiyatro sahne
- tokat
- toplantı
- Tövbeler Tövbesi.
- Transfer
- tren
- TRT
- TSM
- Ttv
- Tuna Huş
- tutsak
- tuvalet
- tüketim
- Tülin Oral
- Türkan Saylan
- türkü
- TV
- Uğur Mumcu
- umut
- unutma
- uyku
- Üç Hür El
- ülke meseleleri
- ümit
- üretmek
- ütü
- vahşet
- vakit
- Vasuveda
- vatan
- William Holden
- William Wordsworth
- Wimbledon
- yağlıboya resim
- yağmur
- yalnızlık
- yaprak
- yarışma
- yaşam
- yaşlılık
- yatak
- yaz
- yeğen
- yeğenlerim
- yeme-içme
- yemek
- yemekteyiz
- yeni yıl
- yeni yıl kartları
- yesterday
- yıl dönümü
- yılbaşı
- yıldız
- yıldönümü
- yoksulluk
- yol
- yolculuk
- yolculuk.
- yorgünluk
- Young at Heart
- yönetici
- yün
- yürüyüş
- zaman
- Zeki Müren