nekahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Nekahatın dayanılmaz hafifliği...  

Posted by Asuman Yelen in , ,


Sabah anne rahminden çıkar gibi çıkarsınız uykunun kucağından...

Bebek gibi.

Farklı gelir o sabah, bir önceki sabahtan, son bir hafta, hatta son bir ay, belki de son

on yılın o genellikle yorgun ve sefil rutin sabahlarından...

Şööyle bir gerinir, biraz bekler, gördüğünüz o deliksiz uykunun o güzel rüyasını hatırlamaya

çalışırsınız. Bölük pörçük aklınıza gelenler gülümsetir sizi.

Keyifle yataktan kalkar, tatlı bir baş dönmesiyle banyoya gider yüzünüzü havluyla kurularken

aynaya bir göz atar, gözlerinizin ölmüş balık gibi bakmadığını, göz altı morluklarınızın sizi

terkettiğini keyifle izlersiniz. Sahbazdan şaha geri dönüş başlamıştır...

Sonra yaşam filminiz bir hafta önce takıldığı yerden devam etmeye başlar. Şampiyon çayınız

ince belli bardağınızdadır, yıllardır alıştığınız aromasıyla keyfinize keyif katar. Kekikli kaşarlı

tostunuz boğazınızdan rahatça geçebilmektedir. Üzerine yaktığınız keyif cigaranız tatlı tatlı

başınızı döndürür. Tadına varırsınız yaşamın. Köpeğiniz sevinçle kuyruğunu sallar.


Nekahatin en güzel yanı, tembelliği size ananızın ak sütü kadar helal kılmasıdır.


Sevdikleriniz işlerine güçlerine giderken size yemin ettirirler istirahat edeceğiniz konusunda.

Normal zamanda tembellik, yaşamınızı aksatmasa da, sizden hiç kimse bir şey beklemese de

beyninizin bir köşesini hep rahatsız edip tadınızı kaçırırken, böyle zamanlarda oturduğumuz,

yattığımız yere rahatça yerleşiriz. Bu rahatlık yaptığımız iş, okuduğumuz ya da seyrettiğimiz şey

için tam bir konsantrasyon sağlar.

Bir gün önce vara yoğa ağlayan hassas bünye ansızın bağıra çağıra şarkılar söylemek ister.


Kardeşi olanlar bilirler. Hasta olan kardeş kıskanılır. Sürekli yatıyor olması (okula gitmemesi)

mazhar olduğu ihtimam (sizden esirgenen) yediği tuzsuz lapa, haşlanmış patates (size bal

börek) ağzına kaşıkla verilen öksürük şurubu (size iksir), tüm bunlar kıskanılır. Onu itip

kendiniz yatmak istersiniz o özel yatağa.

Birgün sıra size geldiğinde ateş,ağrılar ve sancılar anlatır size hastalığın ne menem bir şey

olduğunu. Sonra o sihirli gün gelir. Ağrılar, sancılar geçer. Ateş düşer. Geriye

işte o tatlı alaka kalır. Naz- niyaz tavan yapar. İhtimamın dibi ekmekle sıyırılır.

Nekahat, yaşama naz yapma dönemidir.


Herkese sağlıklar diliyorum...

Blog Widget by LinkWithin