geleneksel tatlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
geleneksel tatlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ağustos 2018 Cumartesi

Süt Helvası

Herkese iyi akşamlar. Kurban Bayramı yaklaşıyor. Bayramda bu sıcak günlerde gelen konuklarınıza ikram etmek için  hafif bir tatlı düşünüyorsanız bu tarif sizin için güzel bir alternatif olabilir.
Afiyet olsun.
Malzemeler:
1 litre süt
1.5 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
100 gr. tereyağı
1 su bardağı un
 1 yumurta sarısı
Hazırlanışı:Sütün yarısı ve toz şeker bir tencerede şeker eriyene kadar (sütü kaynatmadan) orta ateşte karıştırılır. Şeker eriyince sütün kalanı ve yumurta sarısı süte eklenir. İyice karıştırılıp, altı kapatılır. Diğer tarafta bir tavaya tereyağı konulur ve eritilir. Eriyen tereyağına un eklenir ve unun rengi dönüp, kokusu çıkana kadar kısık ateşte 15 dak. kadar kavrulur.  Kavrulan un ocaktan alınır. Süt ocağa konulur ve kavrulmuş un yavaş yavaş karıştırılarak  süte eklenir.  (Unun topaklanmaması için hızlıca karıştırmak gerekiyor) Muhallebi kıvamına gelen kadar süt karıştırılıp, pişirilir. Muhallebi kıvamına gelince 1 paket vanilya eklenir, karıştırılır ve altı kapatılır. Muhallebi kıvamındaki helva güveç kaplarına pay edilir. (küçük boy bir fırın kabına da koyabilirsiniz)  Güveç kapları fırın tepsisine konulur ve  fırın tepsisine güveç kaplarının yarısına gelecek kadar su konulur. Önceden ısıtılmış fırında 200 C’de üzerleri kızarana kadar pişirilir.  Pişince fırından çıkarılır ve soğumaya bırakılır. Üzeri fındık ve Antep fıstığı ile süslenip,ılık ya da soğuk olarak  servis yapılır.  İsterseniz yanında  dondurma da servis edebilirsiniz.
AFİYET OLSUN

9 Haziran 2018 Cumartesi

Muhallebili Güllaç

Herkese merhaba. Yavaş yavaş Ramazanın sonuna yaklaşıyoruz. Ramazan bitmeden farklı bir güllaç tarifi daha vermek istedim.
Afiyet olsun.
Malzemeler
Güllaç için:
7 adet güllaç yaprağı
1 litre süt
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı dövülmüş fındık
Muhallebi için:
1 lt.süt
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı pirinç unu
1 paket vanilya
üzeri için:
İnce ince kıyılmış şam fıstığı(istenilen miktarda)
kiraz şekeri (istenilen miktarda)
Hazırlanışı:Süt ile pirinç unu bir tencerede iyice karıştırılarak kaynatılır. Koyulaşmaya başlayınca şekeri ilave edilir ve karıştırılmaya devam edilir. Muhallebi kıvamına gelince vanilya eklenip bir iki karıştırılıp, altı kapatılır.  Muhallebi ara sıra karıştırılıp, soğutulur. Diğer tarafta  güllaç için bir tencerede süt ve toz şeker karıştırılarak kaynatılır ve kaynayan süt biraz ılıtılır.   Geniş bir tepsiye parlak kısmı üste gelecek şekilde konulan güllaç yaprağı ılık süt ile iyice ıslatılır. İkinci güllaç yaprağı da aynı şekilde konur ve süt ile ıslatılır. Muhallebiden biraz  yaprağın üzerine konulur ve tüm yaprağın üzerine yayılır. Yayılan muhallebinin üzerine fındık serpilir. Tüm yapraklar bitene kadar bu işleme devam edilir.Tencerede kalan sütün tamamı güllacın üzerine dökülür. Güllaç buzdolabında sütün tamamını çekene ve soğuyana kadar bekletilir. Soğuyunca çıkarılıp, şam fıstığı ve kiraz şekeri ile süslenip, dilimlenip servis yapılır
AFİYET OLSUN


27 Mayıs 2018 Pazar

Çikolatalı Güllaç

Herkese iyi akşamlar. Ramazanda, Ramazanın vazgeçilmez tatlısı güllaç tarifi vermeden  olmaz değil mi? Güllaç tarifini daha önce paylaştığım için bu akşam çikolatalı alternatifini  vermek istiyorum.
İftar sonrası afiyet olsun.
Malzemeler: (Tarif sütlü mutfaktan alınmıştır)
7 tane güllaç yaprağı
1 litre süt
2 yemek kaşığı kakao
80 gr.çikolata
1 su bardağı şeker
arasına serpmek için  istenilen miktarda dövülmüş fındık
Hazırlanışı: Süt, şeker ve kakao birlikte ısıtılır. Isınan karışıma çikolata konur ve çikolata eritilir.  (Sütün sıcaklığı parmak değecek sıcaklıkta olmalı) Bir borcama bir güllaç yaprağı konulup, ılık süt ile ıslatılır. İkinci yaprak üzerine konulup, süt ile ıslatılır. İkinci yapraktan sonra dövülmüş fındık  serpilir.  Bu şekilde tüm yapraklar konulup, fındık serpilir. En son yaprak konulduktan sonra kalan sütün tamamı üzerine dökülür. Güllaç, buzdolabında bir, iki saat bekletilerek, dinlendirilir. Buzdolabından çıkarılınca servis tabağına alınır, üzerine istenilen miktarda dövülmüş şam fıstığı serpilip, kiraz şekeri konulur ve dilimlenerek servis yapılır.
AFİYET OLSUN

15 Aralık 2014 Pazartesi

Zeytinyağlı Kuru Patlıcan Dolması

Herkese iyi akşamlar. Her sebzeyi, meyveyi mevsiminde tüketmeyi tercih ettiğimden kışın yaz sebze ve meyvelerinin tazelerini değil, kurutulmuşlarını kullanıyorum. Bu akşamki tarifim de kışın soframda bol bol yer alan kuru patlıcan  ile  yapılan bir lezzet.  Daha önce etli tarifini verdiğim kuru patlıcanın bulgur ile yapılan bu tarifi de  en az etlisi kadar nefis oluyor.
Afiyet olsun.
Malzemeler:
15 adet kuru patlıcan
2 su bardağı pilavlık bulgur
1 adet büyük boy kuru soğan
2 yemek kaşığı salça
4 yemek kaşığı nar ekşisi
yarım yemek kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı kimyon
1 yemek kaşığı kuru nane
1 yemek kaşığı yeni bahar
tuz
karabiber
Hazırlanışı:Kuru patlıcanlar yıkanır ve altı kapatılmış kaynar suda 5 dak. bekletilirler. Diğer tarafta ayıklanmış, yıkanmış ve süzülmüş bulgur bir kaba konur. Küçük küçük doğranmış kuru soğan, salça, nar ekşisi, baharatlar ve zeytinyağı kaba eklenir ve hepsi iyice karıştırılarak harmanlanır. Hazırlanan iç kaynar sudan çıkarılıp süzülmüş patlıcanların içine doldurulur. Patlıcanın tamamı doldurulmaz ve ağız kısmında pay bırakılır. Ağız kısmı elle kapatılır. Tencereye patlıcanlar yatay şekilde ve bir tanesinin ağız kısmı diğerinin alt kısmına gelecek şekilde yerleştirilir.(Ağız kısımları bu şekilde yerleştirilip açılmaları önlenmiş olur. Piştikten sonrada ağızlarının kapalı olması gerekir) Tüm patlıcanlar bu şekilde dizilirler. Patlıcanların yarısına gelecek kadar  sıcak su konulur. Üstüne bir kapak kapatılır ve pişmeye bırakılır. Pişince servis tabağına alınan dolmalar  sıcak olarak servis edilir.
AFİYET OLSUN

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Cağ Kebap ve Kadayıf Dolması- Erzurum


Herkese bir hafta aradan sonra merhaba. Mart ayından beri her hafta iş gezileri nedeniyle İstanbul dışında olduğumdan blogumu güncellemem ve sizleri ziyaret etmem çok aksadı. Her hafta Türkiye'nin başka bir bölgesinde çeşitli şehirlerde olup, haftasonu İstanbul'a dönmek ve buradaki işlerimi toparlamak blogumla ilgilenmemi engelliyor. 3 ayda tam 31 şehire gittim bu şehirlerde yerel yemekler hakkında fırsat buldukça bilgi sahibi olup, yerel tatları yerinde tatmaya çalıştım. Geçen hafta en son gittiğim şehir Erzurum'du. Erzurum'a gidince tabi ki yapılması gerekeni yapıp Erzurum'un meşhur Cağ Kebabını ve Kadayıf Dolmasını tattım.(Cep telefonum ile çektiğim ve ne yazık ki çok net olmayan fotoğrafları sizinle paylaşmak istiyorum)

Cağ kebabı, 'yatık döner' olarak da bilinen, yağlı kuzu budundan yapılan bir çeşit kebaptır. Erzurum ve Artvin'e ait olan Cağ kebabı, önceden terbiye edilmiş etin yatık bir şiş üzerinde odun ateşi eşliğinde pişirilmesiyle hazırlanır. Cağ adı verilen şişler kullanılarak servis yapıldığından bu adı almıştır. Servisi, yine yöreye özgü lavaş ekmeği ile beraber yapılır. Birçok yerde, yanlış olarak 'çağ kebabı' şeklinde telaffuz edilmektedir Hazırlanması ustalık gerektirir. Malzemeye soğan, karabiber eklenir. Et yatık biçimde odun ateşinde pişirilir. Döner bıçağı ile birer porsiyon kesilip ızgara üzerine alınır. Burada et biraz daha pişirilir. Lavaş ekmekle servis yapılır. Ayrıca yanında yöresel ayran ya da şalgam tüketilmektedir. (Kaynak: Vikipedi)
Erzurum'da Cağ Kebabı denilince akla "Meşhur Tortum Koç Cağ Kebap" geliyor. Sahibi Kemal Koç olan ve Cağ Kebabın patentini elinde bulunduran bu salon Erzurum'a gelen ünlüleri ağırlamakla meşhur. Salonun duvarları buraya gelen ünlülerin fotoğrafları ile dolu. Duvarlarda ayrıca en fazla sayıda Cağ Kebabı yiyen müşterilerin fotoğrafları da asılı. Salonda Cağ Kebabından sonra sofraya yine Erzurum'un özel tatlarından Kadayıf Dolması geliyor. Kadayıfın içerine bolca ceviz konulup, sarılarak yağda kızartılan, ardından da şerbete batırıldığında afiyetle yenmeye hazır olan bu tatlı biraz ağır bir tatlı ama yine de yenilmesi gerekiyor.
Yolunuz Erzurum'a düşerse mutlaka "Meşhur Tortum Koç Cağ Kebap" a uğrayın ve kebap ile Kadayıf Dolmasını yiyin belki de en fazla Cağ Kebap yeme rekorunu kırarsınız ve sizin de fotoğrafınız rekor kıranların arasına asılır.
AFİYET OLSUN

11 Nisan 2011 Pazartesi

Fellah Köftesi

Herkese güzel bir hafta dilerim. Bir hafta aradan sonra yine birlikteyiz. Haftaya güzel bir tat ile başlamak istedim. Arap Köftesi adı ile de anılan bu köfteyi isterseniz sarımsaklı yoğut ile de servis edebilirsiniz. Siz tarifi okurken ben de bloglarınızı ziyarete başlayayım. Afiyet olsun
Malzemeler: (5 kişilik)
250 gr ince (köftelik) bulgur
yarım kahve fincanı un
yarım kahve fincanı irmik
1 yemek kaşığı salça
1 adet yumurta
tuz
kırmızı biber
kimyon
karabiber
bulguru ıslatmak için 1 su bardağı su
Sos için:
2 adet domates
1 yemek kaşığı salça
1 diş sarmısak
Zeytinyağı
üzeri için: Maydanoz
Hazırlanışı:
Bulgurun üzerine 1 su bardağı su eklenir ve şişince geri kalan köfte malzemeleri eklenerek macun kıvamına gelinceye kadar yoğurulur. Eller yağlanır. Kıvama gelen hamurdan küçük parçalar alınır ve yuvarlanırlar. Köftelerin ortalarına parmakla bir çukur açılır. Tüm hamura aynı işlem uyguladıktan sonra hazırlanan köfteler 5-6 dakika kaynar suda haşlanır ve süzülür. Sos tenceresine zeytinyağı, tuz, pul biber, salça, domatesler ve dövülmüş sarımsak konulur ve sos koyulaşıp domatesler yumuşayıncaya kadar pişirilir. Pişen sos köftelerin üzerine dökülür ve hepsi iyice karıştırılır. Servis tabağına alınan soslu köftenin üzerine ince kıyılmış maydanoz serpilir ve sıcak olarak servis yapılır AFİYET OLSUN

21 Mart 2011 Pazartesi

Tepside İçli Köfte

Herkese güzel bir hafta dilerim. Geçtiğimiz hafta Antep, Urfa, Mardin, Adıyaman, Diyarbakır ve Adana’yı kapsayan birhaftalık iş gezisi nedeniyle sizlerden uzak kaldım ama şimdi tekrar beraberiz. Bu güzel bölgenin en sevdiğim tatlarından biri içli köftedir. Bu güzel tadın gittiğim her şehirde farklı şekilde ve pişirme yöntemleriyle yapıldığını gördüm ve hepsi de çok güzeldi. İçli köfte yapmaya hiç cesaret edemedim ama eninde sonunda deneyeceğim. Bugün yöresel lezzetlerde her zaman en beğendim bloglardan biri olan Sevgili Hilal’in Sağlıklı Mutfak blogunda gördüğüm tepsideki şeklini yaparak haftaya başlamak istedim. Tarifin orjinalini burada bulabilirsiniz.
Dış malzeme:
2 su bardağı ince bulgur
200gr yağsız kıyma
1 adet soğan
1yemek kaşığı salça
1 yumurta
Tuz
İç malzeme:
250gr az yağlı kıyma
1 adet soğan
1 su bardağı iri çekilmiş ceviz
1 yemek kaşığı sıvı yağ
Tuz
Yarım çay kaşığı Karabiber
Yarım çay kaşığı Tarçın
Hazırlanışı:
Dışı:
Bulgur, ufak yemeklik doğranmış soğan,tuz ve yumurta karıştırılır ve 5dk yoğrulur. Kıyma ve salça ilave edilerek yoğrulmaya devam edilir. Yoğurma esnasında 1,5 su bardağı su kademeler halinde bitene kadar eklenir. Bulgur o suyu tamamen çekecektir. Yaklaşık 5 dk yoğrulur. İç malzeme hazırlanana kadar dinlendirilir.
İçi:
Kıyma 1 yemek kaşığı sıvı yağ ile suyunu çekene kadar kavrulur, soğanlar üzerine eklenir ve pembeleşene kadar pişirilir. Cevizler taneli olacak şekilde robottan geçirilir ve tuz, karabiber, tarçın ile birlikte kıymaya ilave edilir. Ocağın altı kapatılır.Bulgurlu hamur eşit 2 parçaya bölünür. Yuvarlak bir tepsiye yarısı bastırılarak yayılır. İç malzeme ortasına serilir. Kalan hamur da üstüne dikkatlice serilir ve üst kısmı biraz ıslatılır. 180 derecede fırında kızarana kadar pişirilir. Pişirmeye başladıktan 15dk sonra fırın kapağı açılarak üzeri tekrar ıslatılır(2 yemek kaşığı su ) ve pişirmeye devam edilir. Üzeri kızardığında fırından alınır. Üzerine bir bez örtülerek 10-15dk dinlendirilerek dilimler halinde servis yapılır.
AFİYET OLSUN

21 Şubat 2011 Pazartesi

Kuru Patlıcan Dolması

Herkese güzel bir hafta ve Pazartesi dilerim. Her sebzeyi sadece mevsiminde tüketmeyi seviyorum ve buna mümkün olduğunca bağlı kalmaya çalışıyorum. Hemen hemen her sebze ve meyve artık tezgahlardan hiç kalkmıyor ama ben inatla mevsimi dışında onları tüketmemeye ve soframa koymamaya özen gösteriyorum. Bu nedenle özellikle kurutulmuş domates, kuru patlıcan ve çiçek bamya kışın soframdan hiç eksik olmazlar. Güneydoğu mutfağının nefis tatlarından olan kuru patlıcanın etlisi de zeytinyağlısı da bizde çok sevilir. Bugün etlisinin tarifi var afiyet olsun.
Malzemeler:
20 adet kuru patlıcan
350 gr. kıyma
yarım su bardağı pirinç
2 adet kuru soğan
2 yemek kaşığı salça
tuz
karabiber
kuru nane
sumak
nar ekşisi
zeytinyağı


Hazırlanışı:

Kuru patlıcanlar yıkanır ve altı kapatılmış kaynar suda 5 dak. bekletilirler. Diğer tarafta bir kapta kıyma, ince ince doğranmış kuru soğan, 1,5 yemek kaşığı salça ve miktarı ağız tadına göre ayarlanan tuz, karabiber, kuru nane, sumak ve nar ekşisi(ekşisi ne kadar bol olursa tadı o kadar güzel oluyor bu nedenle nar ekşisi ve sumağı bol koyuyorum) konulur ve hepsi karıştırılıp yoğurulur. Hazırlanan iç kaynar sudan çıkarılıp süzülmüş patlıcanların içine doldurulur. Patlıcanın tamamı doldurulmaz ve ağız kısmında pay bırakılır. Ağız kısmı elle kapatılır. Tencereye patlıcanlar yatay şekilde ve bir tanesinin ağız kısmı diğerinin alt kısmına gelecek şekilde yerleştirilir.(Ağız kısımları bu şekilde yerleştirilip açılmaları önlenmiş olur. Piştikten sonrada ağızlarının kapalı olması gerekir) Tüm patlıcanlar bu şekilde dizilirler ve yarım kaşık salça, nar ekşisi, zeytinyağı ve bir miktar su karıştırılıp üzerlerine dökülür.(Patlıcanların yarısına gelecek kadar su konulur) Üstüne bir kapak kapatılır ve pişmeye bırakılır. Pişince servis tabağına alınan dolmalar yoğurt ile servis edilir.

AFİYET OLSUN.

15 Eylül 2010 Çarşamba

İncir Teleme

Bugün sizlere yine yerel bir tarif vermek istiyorum. Samsun -Bafra yöresine ait olan bu tatlı ilk defa denendiğinde ağızda değişik, mayhoş bir tat bırakıyor. Son derece hafif ve gerçekten değişik bir tatlı. İlk defa yediğimde ilk iki kaşıkta tatlıyı pek sevmedim daha doğrusu ne olduğunu tam anlayamadım ama iki kaşıktan sonra çok hoşuma gitti. Yapımı çok kolay olan kuru incir ve sütten oluşan bu tatlıyı hiç denemediyseniz mutlaka deneyin(ilk iki kaşıkta bırakmadan) derim. Yarın sabah 6 uçağıyla iş nedeni ile Antep'e uçup, Antep, Adana ve Antalya'da bulunup, Cuma gecesi döneceğim için şimdiden sizlere iyi hafta sonları dilerim. Cumartesiye görüşmek üzere hoşcakalın.
Malzemeler(5 kişilik)
Yarım kg süt
10 adet kuru incir
Hazırlanışı:
Süt tencereye konulur ve ısıtılır.(sütü sakın kaynatmayın sadece ısıtın. Kaynatırsanız incir içine konulduğunda süt kesilir) İncirlerin sap kısımları kesilir, hepsi küçük küçük doğranır. Doğranmış incirler ve ılık süt blendera konulur ve 2 dakika karıştırılır. Karışım kaplara dökülür, buzdolabında soğutulmaya bırakılır. Soğuyunca soğuk olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

14 Eylül 2010 Salı

Hünkar Beğendi

Patlıcanın en yakıştığı yemeklerden biri de Hünkar Beğendi'dir. Bayramda konuklarıma yaptığım bu yemeği sizlerle paylaşmak istedim. Afiyet olsun.
Malzemeler:(4 kişilik)
500 gr. kuşbaşı et
2 patlıcan
1 soğan
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı tereyağı
1,5 su bardağı süt
1 tatlı kaşığı salça
tuz
karabiber
yarım çay kaşığı tarçın
1 çay bardağı sıcak su
zeytinyağı
Hazırlanışı:
Küçük küçük doğranmış soğan zeytinyağında çevrilerek kavrulur. Kuşbaşı etler eklenir ve iyice kavrulana kadar çevrilir ve salça eklenir.1, 2 dakika hepsi karıştırılarak pişirilir. Tuz, karabiber, tarçın ve sıcak su eklenir. Suyunu çekene kadar pişirilir. Patlıcanlar közlenip, kabukları soyulur.Çatalla ezilerek püre haline getirilir. Bir kapta tereyağı eritilir, un eklenir karıştırılarak kavrulur. Patlıcan püresi eklenir, karıştırılır. Süt ilave edilir ve hepsi karıştırılır iyice helmeleşince tuzu eklenir biraz daha karıştırılıp, ocaktan alınır. Beğendi servis tabağına alınır ve üzerine et konulup sıcak olarak servis edilir.
AFİYET OLSUN

21 Nisan 2010 Çarşamba

Lohusa Şerbeti

Lohusa Şerbetini en son ne zaman içtiniz? Ben en son kendi lohusalığımda annemin bana her gün kızıma süt olsun diye içirdiği günlerde içmişti. Yani tam 17 yıl önce. Daha sonra da bir daha içmedim aklıma da gelmedi. Geçtiğimiz günlerde bir restorantta yediğim bir tatlıyı evde kendim yapmaya çalışırken bu tatlıdaki bir tadı ancak lohusa şerbeti ile yakalayacağımı anlayınca bu içecek tekrar göndemime geldi. Aslında sevdiğim bir içecektir ve geleneksel bir tat olduğu için de ayrıca severim. Hem soğuk hem de sıcak olarak içilmesi de ayrı bir özelliğidir. İçine atılan karanfil ve tarçının kattığı ferahlık hissini de çok severim. Neyse fazla uzatmadan sizleri severek içilen geleneksel içeceklerimizden Lohusa Şerbeti Tarifi ile başbaşa bırakayım .

Malzemeler

100 gr. Lohusa şerbeti şekeri
1,5 su bardağı şeker
7 karanfil
2 kabuk tarçın
1lt.(5 su bardağı) su

Hazırlanışı

Tüm malzemeler bir kaba konulur ve yarım saat kaynatılır. Sıcak ya da soğuk olarak içilir.

AFİYET OLSUN



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...