Hayal gücü ve yaratıcılık, bilgiden daha önemlidir. Bilginin sınırı var, ama hayal gücü tüm evreni kucaklar...
A. Einstein
felt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
felt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2014 Cuma

Kedili Püsküllü Yastık

Fazla giyilmeden küçülmüş bir T-Shirt, bir de üzerindeki kedi resimlerinden dolayı bu kıyafetini çok seven bir kızınız varsa, ne yaparsınız? Kedileri onun baş ucuna koyup mutlu edersiniz :) 
Bu arada, kayıtlara geçsin diye yazıyorum; kızım biraz daha küçükken, küçülen şeylere "minildi" derdi :) Bakalım bu minilen kıyafet nasıl bir yastık olmuş?
Önce kedileri tek tek kesmeyi düşündümse de, daha sonra T-Shirt ün tamamını kullanmaya karar verdim. Zira bu şekilde işim daha kolay olacaktı...
Bir de hem renk katsın, hem de daha bir şirin olsun diye köşelerine, Sesiber'in gönderdiği artan keçelerden püskül yaptım ki, yani ben bile hayran kaldım renklerine :)
Ta daaa! İşte minik yastığımız...
Dikiş makinesini çıkarmaya üşendiğimden, yaka ve etek kısmını ve de püskülleri elde diktim. 
Biz çok sevdik bu yastığı...
Yastık sever kızıma daha başka yastık yapma fikirlerim de var. Mesela yakma güllerden bir tane yapmayı planlıyorum. Kurdeleli ve bir de düğmelerle bir fikrim var amaa ne zaman yaparım işte onu bilmiyorum...

Yalnız bu püsküller öyle hoşuma gitti ki, kesip kesip duruyorum :) Ha! Bir de püskül keserken farklı bir çiçek yapmayı da buldum :)
Bu püsküllerle ne yapacağıma henüz karar veremedim. Kızımın odasındaki avizeden aşağıya sallandırabilirim. Ya da şöyle renkli bir kolye yapabilirim. Veya saç bandı, toka, taç da olabilir... Başka fikirlere de açığım :)


29 Mart 2013 Cuma

Pamuk Şekeri Gibi Bereler

Güneşi özlediniz mi? Ben çok özledim... Hava hala soğuk. Güneşli günleri özlemle beklerken, bu postu yayınlamak seneye kalmasın diye düşünerek, pamuk şekerine benzettiğim berelerle karşınızdayım :) Örmesi hem zevkli, hem de basit olan bu ör-sök berelerden daha önce de örmüştüm. Bakınız, açıklamalarıyla burada...
Bu sefer annem bir yakınımıza ördü bereleri. Ben de süsledim. Kullanacak kişilerden biri bir genç kız, diğeri de geç kız olmaya yakın. Yani hem cici hem de onlara uygun bir şey olmasını istedik. Kullandığımız ipler yukarıdaki fotoğrafta görünüyor. Yedi numara şiş kullandık. Fotoğraflarda çok belli olmuyor ama, ortadaki Alize marka ip simli. Pembe ve krem rengi iplerin arasına karıştırarak kullandık. Çok hoş bir ışıltı kattı. Kesinlikle tavsiye ederim...

Pembe olana keçeden çiçek yaptım. Fotoğraflarda renk farklıymış gibi duruyor ama neredeyse bire bir aynı renk. 

Çiçeğin ortasına simli ipten tığ ile boncuk yapıp, keçe çiçek ve yapraklarla beraber bereye dikerek monte ettim.



Krem rengi olana ise tığ ile çiçek ördüm. Daha sonra, onu da mı keçeyle süsleseydim diye düşünmeden edemedim :) Fakat annem biri daha sade olsun deyince, bu şekilde bıraktım.

Biz yaptık diye söylemiyorum, ikisi de birbirinden şeker oldular :) Umarım sahipleri de beğenir ve zevkle 
 kullanırlar.

Hafta sonu blog arkadaşlarımla buluşacağım. Yine çok güzel bir gün geçireceğime eminim... 
Herkese bol güneşli, mutlu bir hafta sonu dilerim :)

31 Ocak 2013 Perşembe

Kokoş Kedili Taç


    ..../\„,„/\ εїз ~
...( =';'=)...
.../*♥♥*\...
    ...(.|.|..|.|.).......

Karne tatilimiz sıkıcı geçiyor. Samsun'a gidemedik. Oğlumun dershanesi ve İngilizce kursu devam ediyor. Sonraki hafta tatile giriyor ama o zaman da tatilin sonu yaklaştığı için, sanırım yine de gidemeyeceğiz :( 
Neyse ki karneler çok güzel, yani emeklerimizin karşılığını alıyoruz. Ve bununla teselli buluyoruz...
 Kızımla daha fazla vakit geçiriyoruz. Her zaman olduğu gibi bu ara en sık duyduğum cümle "anne canım sıkıldı" oluyor :) Geçen gün de, salonun ortasına Ben Bilmem Eşim Bilir programındaki gibi  parkur kurmaya kalkınca, gönüllü olarak onunla faaliyet yapmayı teklif ettim. Blogumu önceden takip edenler bilirler, kızımla başladığımız faaliyetlerin sonunda, kendimi onun yapacağı işi yaparken ve onu da televizyon seyrederken bulurum :) 
Bu sefer de pek farklı olmadı :) Hatta kızım sadece malzemeleri getirmek ve nasıl yapacağımız hakkında fikir vermekten başka bir şey yapmasa da, hem salonun dağılmasını engellemiş oldum, hem de güzel vakit geçirmiş olduk :) 
Tacına çiçek mi yapalım, kalp mi diye sordum. Cevabı direk "kedi" oldu :) Kediyi çizdik, kestik, sonra süslemeye başladık. Kedinin başına bir fiyonk kesip yapıştırdık. Çünkü mutlaka "kız kedi" olması gerekiyordu :) Gözlerini yapıştırdık. İpe düğüm atarak burnunu ve bıyıklarını oluşturduk. Onu da yapıştırdık. Sonra "biraz daha renkli olsun" dedi ve benekli kedi yapmak istedi. O kadar küçük benekleri nasıl muntazam keseceğimi düşünürken, aklıma kağıt delme aleti geldi. Ve evet, benekleri o aletle hazırladım :)  Benim minik Sizzix makinem :)
Tasma da yapmalıydık elbette... Ama kırmızı mı olmalıydı, yoksa gümüş mü? Ben her şekliyle nasıl göründüğünü gösterdim. En sonunda, gümüş tasmalı ve beneksiz olmasına karar verdi :) Bence de en sevimli hali oydu... Gözlerini ve tasmasını, kıyafetleri süslemek için kullanılan, ısıyla yapışan boncuklarla yaptık. Fakat biz yapıştırıcı kullandık.
Kedinin kalıbını, sevgili Serpil ablamdan aldığım, kedili broşdan çıkardık. Pembe kedi broşum da çok cici değil mi? 
Kedili taç Pati'ye de takılmasa olmazdı :) Aslında Pati'nin neler çektiğini, ay pardon değişik hallerinin olduğu bir post hazırlasam çok hoş olurdu. Eminim çok gülerdiniz... :):):)
Kızım, kedili kıyafetlerini giyerek bana poz verdi. Sonuç olarak günü kurtardık ve ikimiz de mutlu olduk...  Sanırım tatil bitene kadar değişik çalışmalarımız olacak gibi. Yandım yani ben :)


29 Ocak 2013 Salı

Kolay Örgü Çocuk Bereleri


Çoktandır örgü örmeye ara vermiştim. Sanırım bunda çocukların büyümesi de büyük etken. Büyüdükçe boyutlar da büyüdüğü için, öyle kazak, hırka gibi şeyler örmeye cesaretim yok :) Yine de atkı, bere gibi çabuk bitecek şeylerle örgü örme hevesimi almış oluyorum... 
Elimdeki ipleri değerlendirmek için kızıma iki tane şapka ördüm. 
Zaten fotoğraflardan da anlaşıldığı üzere, çok kolay bir bere. Lastikten sonra düz örgü örülüp, tepesi büzülüyor. Önce kenarını diktim, sonra tepesini büzmeden önce, tığ ile kırmızı renkle bir sıra sık iğne yaptım. Yine kırmızıyla, kocaman bir fiyonk yaptım, tabii kızım buna bayıldı :)
 İkinci beremiz de oldukça basit... Yine lastikten sonra düz örgüyle devam ettim. Bunu biraz daha uzun ördüm. Bu sefer, tepede kalan ilmekleri kesmeden, içinden ip geçirerek büzdürdüm ve kenarını diktim. Daha sonra, beyaz ipi iki kat yaparak zincirler çektim ve püskülü oluşturdum. Püskülün ucuna da sevgili Sesiber'in gönderdiği keçe kırpıntılarından çiçekler kestim. Püsküllerin ucuna bu çiçekleri diktim. Ortasına düğme dikip, süsleme işlemini tamamladım. En zevkli kısmı, süsleme kısmı zaten... Bir de keçeyle uğraşmak, çok keyif verdi :)
İşte bunlar da keçelerim :) Sesiber'in blogunu takip edin, arada keçeler biriktikçe haber veriyor...

 Nazlı mankenim, poz vermekten pek sıkıldı :) Hava çok soğuk, biraz kar yağar gibi oldu önceki gün fakat devam etmedi. Aslında kar yağsa da şöyle dışarıda fotoğraf çeksem diye bekledim ama olmadı... 
 İşte böyle, tatilde evdeyiz. Boool bol canımız sıkılıyor. Kızımla faaliyet yapıyoruz ama o bir sonraki posta kalsın...
Size Pati'nin fotoğrafıyla veda edeyim. 
Bütün yavrulara ve öğretmenlere iyi tatiller :)


21 Haziran 2011 Salı

Lavanta Piramidi - Hayvan Figürlü Anahtarlıklar ve Bizden...

Okullar kapandı, çocuklar tatile girdi. Ben de dinlenmeyi hak ettim ama sanırım benim tatilim şimdi bitti :) Bilenler biliyor ama bilmeyenler için; çocuklarımın birbiri ile geçimsizliği beni çok yoruyor, ondan bahsediyorum... Daha önce de burada bahsetmiştim. Zamanınız varsa okuyunuz efendim.
Kızımın karnesinin hepsi beş ve ikinci sınıfa geçti. Oğlum da teşekkür belgesi ve başarı belgesi aldı ve yedinci sınıfa geçti. Bu seneyi de alnımızın akıyla bitirdik. Yine yüzümüzü güldürdü çocuklarımız. En önemlisi onların ve bizim emeklerimizin karşılığını almış olmamız tabii. Teşekkür ederim çocuklarım...
Tatil başladı ya, kızımın meşhur elişi kitabı çıktı ortaya :) Kızım başladı kitabı karıştırmaya, ne kadar yapamayacağı şey varsa seçiyor... İşin kötüsü daha kendisinin başlayıp bitirdiği bir şey yok. Sonunda hepsi benim başıma kalıyor. Neyse kolay bir şeyler seçti sonunda. "Anne bu lavanta kesesini yapmak istiyorum" dedi. Ben de sevindim, düz dikiş yapacak, içini dolduracak diye ama nerdeee... Kızım solak, bense sağ elimi kullanıyorum ve bir şey gösterirken çok zorlanıyorum. Baktım olmayacak "hadi ben dikeyim sen doldur" dedim, o da kabul etti. Ben diktim, kızım doldurdu. Üzerine de bir fiyonk yapıp, taktık ve bitirdik. Taktık mı? :) Bitirdik mi? :)

Ben seviniyorum tabii, kızımın gönlünü yaptım, hem de çabuk bitti diye. Fakat bu durum kızımın hoşuna gitmedi. Kitabı kurcalamaya devam etti. Hatta bir bez bebek seçer gibi oldu ama son anda vazgeçirdim :) Bir ara yün ve şişle de deneme yaptık ama onda da başarılı olamadık :( Elleri çok minik henüz...

Tam da "yırttım galiba, kendi işlerime dönebilirim" diye düşünürken, bu hayvan figürlü anahtarlıkları gördü. Malzeme yok dedim, keçe lazım dedim, ama vazgeçiremedim. Hadi o zaman bunu da yapalım dedik. Yapalım mı? :) 
Baykuş seçti yine kızım. Yine diyorum, çünkü çok seviyorlar baykuşları. Daha önce de baykuşlu çerçeveler yapmıştım onlara. 
Ne yapalım elimiz mahkum. Tatilde yaparız diye çıkmış ağzımızdan bir kere... Aldık eski t-shirtlerinden birini ve temizlik bezini, yapmaya başladık. Başladık mı? :)
Yine benim başıma kaldı anlayacağınız. Kızım sadece arada bir gelip, "kenarları şu renk olsun, gözleri burada olsun" gibi söylemlerle bana yardımcı oldu :) Öyle ufak olduğuna bakmayın, ayrıntıları minik minik çok uğraştırıyor anahtarlığın. 
Tam bitti, ben havaya kaldırıp kızıma gösterirken nasıl olmuş diye, oğlum "ben de istiyorum ama, maymun olsun" demez mi? Allah'ım sana geliyorum... :)
Oturmaktan sıkılmışım, işlerim yarım kalmış akşama da yemek yok. Ama ben bir maymunla uğraşıyorum :)
Lavanta kesesi kızımın çekmecesinde artık. Anahtarlıkları da okuldaki dolaplarının anahtarları için kullanacaklarmış. Oğlum maymunu zombiye benzetti, kızım da baykuşa pörtlek gözlü dedi :) Eleştirdiler ama yine de beğendiler. Eldeki malzemelerle bu kadar oldu ne yapalım...
Ben ne yaptım peki? Kitabı ortadan kaldırdım :) Ortalıkta olunca kitaptaki her şeyi yapmak istiyoruz çünkü :)

21 Ocak 2010 Perşembe

Kedişler :)



Bu kedişleri Becerikli Ellerim kitabına bakarak yaptık. Yaptık diyorum, çünkü kızım Lara ve yeğenim Yade de yapmaya çalıştılar. Önce onlar yaptı, sonra ben onların yaptıklarını söküp düzeltmek zorunda kaldım. Aslında o yamuk yumuk dikişlerin fotoğrafını çekmediğime çok pişman oldum. Video var ama buraya göre çok uzun olur.
Bu arada, daha önce de kedicik şapka yapmıştım. Göz atmak isterseniz burada.

Anlatacak fazla birşey yok ama kısaca bahsetmem gerekirse; önce kalıp çıkardık. Kalıbı temizlik bezinin üzerine iğneledik. Onları çalıştırmayı da ihmal etmedim. Toplu iğneleri, iplikleri getirdiler. İğnelemeye çalıştılar. Ben daha önce kızıma etamin iğnesiyle, kocaman düğmeleri diktirdiğim için eli alışıktı. Yade biraz zorlandı ama Lara çok iyi biliyor ya Yade'ye de yardım etmekten geri kalmadı :) Onları izlemek çok zevkliydi. Ağızlarını açıyorlar, dillerini çıkarıyorlar, şekilden şekile giriyorlardı :) Gözlerini düğmeden yaptım. Kirpiklerini keçeli kalemle çizdim :) Başına da kurdele koymazsak olmazdı. Çünkü bunların "kız kedi" olması gerekiyordu. Boyunlarına da, birininkine kurdele taktım, diğerine ise nakışla bir süs yaptım. Sonra içini elyafla doldurdum.
Kısaca bahsetme bu oluyor, birde uzun uzun anlatayım desem ne olacaktı? :))


Bu zavallı kedi, Yade'min kedisi. Eve gidecekleri için aceleyle tamamladım. Biraz uyduruk oldu. Bir de tam giderlerken aceleyle fotoğraflayınca, böyle çıktı... "Ben sana yenisini veya başka birşey yaparım birtanem" Lara'nınkini görünce üzülme e mi kızım...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...