Benden biraz...
Ramazan ayı boyunca davetlerimiz devam etti. Derken malum sel olayı oldu. Biz Anadolu yakasında oturduğumuzdan, durumu televizyondan takip ettik. Ama malesef kardeşimin oturduğu bölge de selden etkilendi.
Buradaki videoda, onların sitesi görünüyor. Dördüncü katta olmalarından dolayı, evlerinde bir hasar yok. Şans eseri arabalarında da. Fakat, yüksek giriş olmasına rağmen, birinci kattaki komşularına yardım ederken görmüşler ki, hiçbir eşyası kullanılacak durumda değil. Allah yardımcıları olsun...
Elektrik, su, doğal gaz, telefon kesildiği için, akşam bize geldiler. Allah bir daha yaşatmasın diliyorum... Tek güzel tarafı, bir hafta doya doya sevdim yeğenlerimi.
Ramazan ayı da bitti. Alış- veriş yapmak lazım. Bayram sonrası da okul açılıyor. Çocuklara bayramlık alındı, ama malesef bu bayramlıklar eskiden olduğu gibi bir anlam taşımıyor. Çünkü çok sık giysi alınıyor.
Bu sene prensesim de ana sınıfına başladı. Malum alınacaklar listesi ikiye çıktı. Al al bitmiyor. Neyse ki sonunda eksikler tamamlandı. Acaba zorluk çeker miyiz, diye düşünürken kızımız zaten çoktan hazırmış okula. Abisi bizi çok zorlamıştı. Onbeş gün yanında kalmıştık. Kızım, abisini görerek büyüdüğü için, okula çok kolay adapte oldu. Okula gitmeye çok hevesli, çok istekli. Toplantıya gittiğimizde, onu alacağımızı sanıp, yanımıza gelmedi :) Her sabah, "bugün de mi okula gidiyorum" diye sorup, sonra şarkılar söyleyerek banyoya gidiyor. Pek bi mutlu bu aralar, tabi biz de...
Okula giden bütün çocuklara Allah zihin açıklığı versin. Hepsine başarılar diliyorum.
Sevgili kedimiz Pati'nin patisini arı soktu. Sanırım çocuklar yok diye, sıkıntıdan eve giren bir arının peşine düşüp, onu pencerenin kenarında sıkıştırdı. Bir anda ne yapacağımı şaşırdım. Çocuk olsa, buz tutacaktım. Ben yine de şansımı deneyip, tutturmayacağını bile bile, elimde buz torbasıyla, onu aradım. Saklandığı yerden çıkarıp, patisini sevdim. Onunla konuştum, "geçecek oğlum" dedim. Ben konuştukça o da sanki yardım ister gibi, her sözüme miyavladı. Patisi şişti, yalaya yalaya bir hal oldu zavallıcık. Biraz araştırdım, oluyormuş böyle şeyler. İyi ki alerjisi yokmuş.
Evdeyim, uzuuun bir aradan sonra yalnızım. Bırakacak kimsem olmadığından, çocuklarımla sürekli birlikteydik. Yani, nereye gitsek, ne yapsak kabile şeklinde yapıyoruduk :) Çocuksuz ne yapılır unutmuşum.
Şimdi evde şaşkın şaşkın dolaşıyorum. Bir eksiklik var sanki... Hep, bir işimi de yarım bırakmadan, başlayıp bitirebilsem diye düşünürdüm. Şimdi öylece oturmuş post yazıyorum.
Allah eksikliklerini göstermesin. Çok seviyorum çocuklarımı...
Ama sessizlikte güzel oluyormuş.