resim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
resim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2011 Çarşamba

dondurucu şubat soğuğu -kavurucu frida kahlo sıcaklığı









sergi daha gelmeden meraktan ölmüştüm  ve haftalardır sınavların bitmesini ve o resimleri görmeyi bekliyordum.
çok az tablo olmasıyla biraz hayal kırıklığına uğradım ama güzeldi. önceki geceden frida filmini gene izlemek ardından sergideki belgesellede pekiştirince frida hakkında epey bilgi sahibi oldum.
sıra bi gün meksikadaki evini gezmeye de gelir umarım:)

çarlık rusyası

























15 Aralık 2010 Çarşamba

ay sarayı- paul auster

''zamanla iyi şeylerin ancak onları fazlasıyla istemekten vazgeçtiğimde olduğunu, gerçekleştiğini fark ettim.bu doğruysa tersi de doğru demekti.yani bir şeyi çok fazla istemek, onun olmasını engelleyecekti.bu teorimin mantıki sonucuydu;dünyayı kendime çekebileceğimi de kanıtlamışsam , dünyayı kendimden uzaklaştırmam da doğaldı.bir başka deyişle istediklerini ancak onları istemeyerek elde edebiliyordum''.sf66




sokaklardaki herşey gövdelerden ve gürültülü karmaşadan oluşur, isteseniz de istemeseniz de o ortama girerken katı bir davranış protokolü içne girmek zorunda kalırsınız.kalabalıkta yürümek demek, hiç bir zman başkalarından daha hızlı gidememek , yanınızdakilerden geriye düşememek, insan trafiğinin akışını aksatacak bir şey yapamamak demektir. bu oyunu kurallarına göre oynarsanız, insanlar farkınıza varmazlar.sf64






lazarillo de termes kitabı-açlıktan kıvranan biri ,yemekten yeni kalkmış izlenimi uyandırmak için ağzında kürdanla dolaşır.
 Fransız "Savinien Cyrano deBergerac" 1657'de yayınlanan "Voyage dans la Lune" (Ay'da Gezi) adlı yapıtında kahramanını bugünkü roketleri andırır birçimde, fişeklere bağlı bir arabayla Ay'a ulaştırır.Cyrano aynı yapıtında paraşüt, gramofon gibi buluşları önceden haber verir. 1662'de eserin ikinci bölümü olan "Histoire comique dee etats et empires du soleil" (Güneş Devleti Komik Tarihi) yayınlanır.


--Yunus Peygamber, halkı uyarmak ve onları tek Tanrılı dine davet etmek üzere, Tanrı tarafından Asurlular'm Ninova şehrine gönderilmişti. Fakat onların kendisini dinlememelerine kızan Yunus Peygamber İspanya'ya gidecek bir gemiye binmişti. Yolda gemi büyük bir fırtınaya tutulunca gemidekiler içlerinde bir suçlu bulunduğunu ve bunu denize atıp kurban ederek, kendilerini affettirmeyi düşündüler. Bunun üzerine Hazreti Yunus, suçlu olduğunu düşünerek kendini denize attı.
Tevrat  metni   şöyle  der:
«Tanrı, Yunus'u yutması için büyük bir balık yaratmıştı. Ve Yunus tam, üç gün ve üç gece o balığın karnında kaldı.»
Görüldüğü gibi bu metinde balinadan bahis yoktur. Kastedilen, dalgaların arasında balığa benzetilen bir kügük tekne olabilir. Ve bu teknenin üç gün sonra Yunus Peygamberle birlikte karaya vurmuş olması mümkündür.












kitapta geçen thomas cole tabloları-imparatorluğun rotası


tesadüflere dayalı müthiş bi dille yazılmış kitap ay sarayı.Marco Stanley Fogg dayısının ölümünden sonra ondan kalan binlerce kitabı önce ev eşyası olarak kullanmaya(masa, koltuk vb) daha sonra onları yavaş yavaş satarak , çalışmadan üniversiteye devam ederek hayatta kalmaya çalışır, az yemek yer, yürür, giysi satın almaz.tüm para bittiğinde ise parkta yaşamaya başlar. tesadüf eseri tanıştığı kitty wu ve arkadaşı zimmer sayesinde kurtulur tekrar hayata döner, gazeteden bulduğu ilanla tekerlekli sandalyeli yaşlı bi adama bakmaya başlar. onun hikayesini yazıya almasına yardım eder. adam ölmeden, yıllar önce bi şekilde elde ettiği parayı sokaklarda gezerek ihtiyacı olanlara dağıtmasını sağlar.adamın hiç görmediği oğluna ulaşır, onun aslında kendi babası olduğunu öğrenir.dedesinin aylarca çöl ortasında bir mağarada yaşayıp, elindeki malzemelerle arkalı önlü yaptığı onlarca tablolar, foggun evinin camından gözüken moon palace restaurantının neon ışıklı tabelesı. sanki hepsini birebir görmüş gibiyim.

paul austerin müthiş hayal gücüne hayran oldum, daha önce neden okumamışım böyle müthiş bi yazarı acaba!


10 Nisan 2010 Cumartesi

leonid afremov


Leonid Afremov, 1955 Belarus doğumlu usta bir ressam. Genellikle parlak renkli manzaralar resmediyor.
bakması biraz yorucu olsada renklerin canlılığı insanın içini açıyor

8 Mart 2010 Pazartesi

minuscule

edward hopper resimlerinde yaşıyor gibiyim.evrende havada duran bi nesne.herşey çok yakın ama aynı zamanda çok uzak.

2 Mart 2010 Salı

norman rockwell

rockwell  1894-1978 yılları arasında amerikada yaşamış ve dergi kapakları hazırlamış . yaşamı boyunca eserleri pek ciddiye alınmasada bence çizgileri çok yumuşak ve hoşlar, insanın içini ısıtıyorlar.