kişisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kişisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2022 Cuma

30 eylül ❤️





 Dördüncü evlilik yıldönümümüz kutlu olsun sevgilim. 

Dört sene önce bugün garip bir telaşın içinde bir ömür beraber olmak için birbirimize söz veriyorduk. Çiçeğimi bile evde unutmuştum eve dönene kadar da fark etmemiştim bile. Tüm bu gereksiz telaşlar da her şey gibi büyük bir hızla geçip gitti. 

Sekiz senelik sevgililik, laylaylom günler hiç bir şeymiş. Çocukla beraber ilişkide tamamen odak nokta değişiyormuş. Geçen sene yaşadığımız zor günlerden sonra şükürler olsun ki bugün çok daha iyiyiz. Beraber büyüdük, en baştakinden çok başka insanlara dönüştük belki. Sevgimiz daim olsun. 

24 Eylül 2022 Cumartesi

Biraz İzmir



İzmir'e her gittiğimde sevdiğim sokaklara yeniden gitmeyi, palmiyelerin ve saat kulesinin fotoğrafını her seferinde yeniden çekmeyi çok seviyorum. İstanbul'dan sonra aşırı bakımsız ve kıymeti bilinmemiş gelse de hala çocukluğum geçtiği ve hatıralarım olduğu için olsa gerek farklı bir sevgi bağım var İzmir ile.
Telefonumda çekip çekip hafızasını doldurduğum onlarca fotoğraftan birkaçını buraya koyup baktıkça hatıralara dalmayı seviyorum.

Mandela's Ubuntu Alsancakta dekorasyonunu çok sevdiğimiz bir yer oldu.

Cumhuriyet Bulvarındaki grafitiler 🧡.

Alsancak Katolik Kilisesi’ni bu sefer açık yakaladık.


Geçen sene yılbaşı üzeri gittiğimiz Evka 3 teki Emektar Kebap, çok sevdim. Bir Bornovalı olarak buraya sık sık gitmeyi düşünüyorum. İçerisinde çocukların bayıldığı fıskiye bile var:)

Kaç yıl İzmir'de yaşadım defalarca Efes Antik Kent'e gittim ancak burnumun ucundaki, şehrin göbeğindeki Agora’ya bu yaşımda gitmek kısmet oldu. Salın bebeleri gezsinler.:)







Gideli epey olan  Be Water Coffee Book Store. Hiçbir zaman kafelerde oturup kitap okuyabilen, ders çalışabilen biri olmadım. Bana göre sakince oturmalık güzel kitap kafelerden.

 

Fuar'a gidince çocukluğum aklıma gelir. Şu korku tünelinde korktuğum günler. Derin bir ah çekerim.
Fuar civarına gitmişken Portekiz'de yediğimden beri bayıldığım natalar için yeni açılan  Del Sur Empanadas a gittik. Natalar fena değildi.

Alsancak Sevgi Yolu  şu sokaktan kim bilir kaç defa geçtim. Eski kitap aradım. Raflara baktım. Çocukluk ve gençliğinizin geçtiği yerlerden geçerken sizin de içinizi garip bir his kaplıyor mu? Eskiye özlem mi, yaşlanmanın getirdiği bir şey mi. Sahiden dönsek o günlere gerçekten mutlu olur muyuz acaba?



Alsancak'tan Konak'a yürümeyi hala seven bir ben değilimdir herhalde.
Kemeraltı karmaşası bir şekilde her seferinde kendimi bulduğum yer.

Balıkçılar Meydanı Kemeraltı'nda daha önce hiç gitmediğim bir yerdi. Heykeli çok sevdim.

Cağnım gevrek ve palmiye.

İzmir'e her gittiğimde istisnasız yaptığım şeylerden biri İzmir pidesi yemektir. Kıymalı-yumurtalı favorim. Bu kez Numan ya da Kuyum klasiklerine gidemedik ama Asansör'e giderken yol üstünde yediğimiz de fena değildi.

İstanbulda gittiğim hiçbir pidecide bu lezzeti bulamadım. Ege yöresinin pideleri kadar şahane bir lezzet olamaz. Karadeniz pidesinden sonra bir cennetsin Ege pidesi.


Asansör de epeydir gitmediklerimdendi.



 
Zeynel Ergin Gevrek Fırınından çıtır simit ve çay ❤️hayattan keyif aldığımız kısa anlar.
İzmir bomba tatlısının son yıllarda abartılmasına anlam veremiyorum. Çelebi Unlu Mamülleri yıllardır vardı bir kez bile önünde kuyruk gördüğümü hatırlamam. Son yıllardaki bu bomba furyası çok tuhaf.
Tatlı bebeğim🎈

Bornova Meydanı’nı en sona bıraktım. Burası tam olarak benim çocukluğum.🧡 Bu meydanda eskiden Tansaş vardı. Önünde ağaç kütüğü şeklinde yapılan banklar ve masalar vardı, yapma köprü vardı altından sular akardı. Tam olarak şu heykelin sağ kısmında bir yerlerde elimde bir şeyler yerken bankta oturduğum bir çocukluk fotoğrafım var. Şimdi bu meydanda oğluşum çılgınca  kuşları kovalıyor. Hayat çok garip, zaman çok hızlı. Gözler yaşlı. 

30 Eylül 2020 Çarşamba

düşler biterse yaratırız


 Hayatımdaki en ufak şeye bile karar vermem saatlerimi, günlerimi alabilir. Öyle kararsız bir insanım. Her şeyi defalarca sorgularım.Sanırım gelinliğimi diktirirken kadını da kararsızlığımla delirttiğimden 'sen evleneceğin kişiye nasıl karar verebildin' demişti.  Hayattaki okul, iş, arkadaş vs bütün tercihlerimi sorgulamışımdır. Oysaki hayatta hiç tereddüt etmediğim aklımda bir kez bile soru işareti oluşmamış ender şeylerden biri eşim. Herkesin hayatta şanslı olduğu şey farklı. Benimki de hayat arkadaşım sanırım.
İki sene önce ortalığı sellerin götürdüğü çılgın bir günde sade bir nikahla evlendik .Yedi senedir de tanışıyoruz. Tanışması son derece zor olan iki insan olarak küçücük seçimlerimizin bizi buraya getirmesini her seferinde aklıma getirip getirip vay be diyorum. Tanıştığımızda işsizdik, aynı iş yerinde bile çalışıp farklı şehirlerde yaşadık sonra yine kavuştuk. Kendi çabalarımız haricinde bir şekilde kader de bizim bir araya  gelmemizden yanaymış.
Son dönemde maddi manevi biraz sınanıyor, zor günler geçiriyoruz. Her şey bir şekilde geçiyor, yeter ki sağlık olsun. Duygularımızın hiç değişmemesi, birbirimizin değerini her daim bilmek dileğiyle sevgilim.

25 Ağustos 2020 Salı

koca yazı yedik.

 Resmen yazın bitmesine sayılı günler kaldı. Günler işten eve gelip sıcaktan koltukta mayışmakla geçiyor. Ağustos ayı benim için biraz sıkıntılı geçti. Bahardan ümitliyim.


Bu yaz sıcağında Türkçe'nin ilk kadın romancısı Fatma Aliye'nin  zor koşullarda öğretmen olmaya çalışan Refet'in hikayesini anlattığı kitabı okumak ne kadar doğru bir karardı bilemiyorum.
Uzun bir aradan sonra İzmir'e gidip bir hafta yan gelip yattım.
Annemin bahçe aşkı
Yollara alışan pofuduğum 
Üşenmesek de evden daha sık Moda'ya kadar yürüsek. Sandalyeleri atıp denizi, gökyüzünü seyretsek.

Mayıs ayında süresi biten pasaport ve kimliğimi değiştirmek için nihayet geçen hafta Bulgaristan'a gittim. Hayaller Nisan ayında bir hafta Bulgaristan turu ve sakince pasaport değiştirmek; hayatlar korona zamanı iki günde işleri halledip ülkeye dönmek oldu.  Her zamanki gibi yine çok şanslıydım. Yurt dışına çıkmak için yapılan PCR testi bir gün önce 110 TL iken bizim yaptırdığımız gün 250 TL'ye çıktı. Testi yaptırmak için Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittik. Yabancı isimle para yatırdığımız için bankamatikten değil, Halk Bankası veznesine para yatırdık. Hastanede korona belirtisi olan hastalarla aynı kuyruğa girip başvuru yapabildik. Tam anlamıyla rezaletti. Plansızlık had safhada. En son burna ve boğaza o test çubuklarının sokulmasından önce manasız formlar dolduruluyor. Yanında kalem olmayan benim gibiler aylarca marketten aldıklarını yıkamamışcasına korona belirtisi olanlarla aynı kalemlere dokunmak zorunda kalıyor. Bu PCR testleriyle ilgili her hafta yeni bir uygulama geliyor. İnternette gördüğüm kadarıyla bazı hastanelerde kuyruklar ayrıymış ancak yakın diye gittiğimiz Göztepe Eğitim Araştırma'da durumlar rezaletti. Umarım o kadar korunmaya çalışırken test kuyruğunda hastalık kapmamışızdır. 



Kırcaali'nin meşhur ayıcığı.