charlie chaplin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
charlie chaplin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2011 Salı

2 Şubat 2011 Çarşamba

the goldrush



ayakkabı yeme sahnesi

22 Ocak 2010 Cuma

city lights






kör bir çiçekçi kıza aşık olan şarlo ve ardından başına gelen olaylar. 1931 yapımı sessiz bi film . yine müthiş bi film kesinlikle charlie chaplinin bi dahi olduğunu düşünüyorum.

29 Ekim 2009 Perşembe

souris!ne perd pas ton espoir! on va reussir

Londra'nın fakir bölgelerinden birinde doğup büyüyen Chaplin, 1913' te gittiği ABD'de sinemaya başlamıştı.bol pantolonlu, melon şapkalı, büyük ayakkabılı, sürekli bastonunu çeviren ve sakar hareketleri ile gülünç mizansenler oluşturan "Şarlo" tiplemesini yarattı.

Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığını reddetmesi sebebiyle bu ülkede kendisine yönelik olarak başlatılan karalama kampanyası; kendisinden bir hayli genç olan kadınlarla yaptığı dört ayrı evlilik, bir dönem kendisine açılan babalık davası, The Immigrant filminde bir ABD memurunu tekmelediği sahne ve son olarak Altına Hücum filmindeki bazı sahnelerin komünizm propagandası olarak yorumlanması gibi olayların etkisiyle sözde bir başarıya ulaştı ve Chaplin'in ABD'ye girmesi yasaklandı.

les temps modernes






belkide öğle tatilinden biraz daha tasarruf etmek için otomatik yemek yedirme makinesi ve kobay şarlonun başına gelenler:)


fabrikaların yeniden açıldığını gazeteden okuyup işe koşan charlie chaplin, makine tamirinde ustasının yanlışlıkla makinelerin içinde sıkışıp kalması sonrası öğle tatilinin ziliyle yemeğini alıp sandalyeye oturması çok hoştu.herşey açık ve net: saat12ye kadar dumadan tempo artırarak çalışılacak ve molada sıkışan adamı çıkarmak için bile makinelerin durmasına engel olamamak.

modern zamanları uzun zamandır izlemek istiyordum ve sonunda fırsat bulup dün 2 kez üstüste izledim. çok güzel bir film1936 yapımı olmasına rağmen şimdiki pek çok türk filminden bile katbekat üstün bir ses ve görüntü bütünlüğü vardı. 1930lardaki ekonomik buhran sonrası işsizliği ve toplumdaki sorunları dile getiren eşsiz bir filmdi. charlie chaplinin ne kadar dahi bi insan olduğunuda anlamış oldum bu filmle.



o dönemde amerika ve italya almanya gibi pek çok ülkede komünizm propagandası yapmaktan yasaklanmış film ve hatta isviçreye taşınmasına ve hayatının sonuna dek orda yaşamasına sebep olmuş charlie chaplinin.





özellikle öğle tatilinde bile vida sıkmaya devam eden elleri ve kendine engel olmaya çabalama halleri, yemeğine yanlışlıkla attığı uyuşturucu sonrası girdiği haller ve içtiği çayla midesinin guruldamaya başlamasıyla beni gülme krizine soktu izlerken gözümden yaşlar geldi:)



Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığını reddetmesi sebebiyle bu ülkede kendisine yönelik olarak başlatılan karalama kampanyası; kendisinden bir hayli genç olan kadınlarla yaptığı dört ayrı evlilik, bir dönem kendisine açılan babalık davası, The Immigrant filminde bir ABD memurunu tekmelediği sahne ve son olarak Altına Hücum filmindeki bazı sahnelerin komünizm propagandası olarak yorumlanması gibi olayların etkisiyle sözde bir başarıya ulaştı ve Chaplin'in ABD'ye girmesi yasaklandı.

gülümse, umudunu kaybetme, başaracağız!